Rekabet.net’e konuşan URTEB Genel Başkanı Ahmet Özenalp; “Pandemi nedeniyle yüz yüze yapılan çalışmalar aksasa da online çalışmalarla boşluğu doldurmaya çalıştık. Türkiye’nin rekabetçilikte uluslararası pazarda örnek gösterilecek bir ülke olmasını istiyoruz. Kurulduğumuz günden itibaren özellikle üniversite öğrencilerinin gelecekte faydalı olabilmesi için çalışıyoruz” dedi.
URTEB NE YAPIYOR?
URTEB, gençlerin gelecekteki iş yaşantısına daha donanımlı bir şekilde girebilmesi için onların özel sektörü tanımalarına fırsat sunuyor. Bu kapsamda iş dünyasını gençlerle buluşturan URTEB, çeşitli faaliyetler ve sempozyumlar düzenliyor.
Üniversite-sanayi iş birliğine ağırlık vererek, istihdamı artırmak amacıyla da faaliyetler düzenleyen URTEB, gençlere mesleki alt yapı sunarak iş dünyasında tercih edilebilir düzeye gelmelerine katkı sağlıyor. Mentorlük programlarıyla öğrencilerle şirket yöneticilerini buluşturan birlik, gençlerin yeteneklerini keşfetmesine yardımcı oluyor. Avrupa Gönüllü Hizmeti kapsamında gerçekleştirilen Avrupa Birliği (AB) projesiyle de üniversite öğrencilerine yurtdışında staj imkanı tanıyan URTEB, öğrencilerin farklı kültürleri tanımasını da sağlıyor.
“ALT YAPI SAĞLAM OLMALI”
URTEB Genel Başkanı Özenalp, Rekabet Kurumu’nun kuruluş yıl dönümünü kutlayarak şöyle konuştu; “Biz URTEB’i kurarak gençlere yöneldik. Türkiye’nin ulusal ve uluslararası alanla rekabet edebilirliğini arttırmak için öncelikle altyapının sağlam olması gerektiğine inanıyoruz. Bunu yolu da gençlerin eğitiminden geçiyor. Bizim gibi kuruluşların çoğalmasını ve bu yönde hizmet vermesi gerekiyor.”
"GELECEK GENÇLERDE"
Türkiye’nin rekabet edebilirliğinin artması hususunda eğitim sistemi hayati önem taşıyor. Son açıklanan üniversite sınav sonuçlarına bakıldığında sınava katılan öğrencilerden 217 bin 504’ü yani 100 öğrenciden 9’u matematikte hiç doğru yanıt veremedi. Yine Fen Bilimlerinde 312 bin öğrenci sorulara doğru yanıt veremedi. İşte tam bu noktada eğitime bakış açısının ve eğitimde kullanılan metotların bireylerin yetişmesinde hayati önem taşıdığı bir kez daha karşımıza çıkıyor. Dünyadaki üniversite sıralamalarında Türkiye’deki üniversitelerin adının olmadığını hatırlatan Özenalp şöyle konuştu; “Bütün bunların manası; iyi eğitim öğretim yoksa rekabet edecek insan da yok demektir. Türkiye’nin yüksek teknoloji ile uğraşan dünya ülkeleri ile rekabet edebilmesi için eğitim sistemini bir kez daha gözden geçirmesi gerektiği de kaçınılmaz bir gerçek.”
Rekabet.net



YORUMLAR (0)
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın