"Her karışında bir kahraman yatan şehitler yurdu"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "milletten aldığı emanetin hakkını veren tüm milletvekillerine" başarılar dileyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kıbrıs davası nasıl bugünlere sizlerin omuzlarında gelmişse, gelecekte de sizlerin omuzlarında yükselmeye devam edecektir. Merhum Necip Fazıl'dan ilhamla söyleyecek olursak; bu dava hor, bu dava öksüz değildir. Bu dava garip, bu dava sahipsiz değildir. Kıbrıs davası büyük bir davadır, bu dava tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, mücadelesiyle büyük, 1974'te yazdığı kahramanlık destanıyla büyük bir milletin davasıdır. Kıbrıs davasının sahibi yavru vatanıyla, anavatanıyla büyük Türk milletinin tamamıdır. Bu davanın sahibi şehitlerimizdir, gazilerimizdir, vatanları için ölümü öldüren yiğit mücahitlerdir. Bu davanın sahibi, daha ömürlerinin baharında bu toprakları kanlarıyla sulayan kınalı kuzulardır. Bu dava için sadece 1974 Barış Harekatı'nda ülkemizin dört bir köşesinden subayı, astsubayı, eriyle tam 498 Mehmetimizi şehit verdik. Kıbrıs Türk halkı 70'i mücahit toplam 270 evladını kara toprağın bağrına yolcu etti. Bu mücadelede kimi sivil, kimi asker, kimi çocuk, kadın, genç, ihtiyar tam 1672 Kıbrıs Türkü kardeşimiz bizden kopartıldı. Türkiye nasıl dünyanın en büyük şehitliği ise, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de özellikle söylüyorum her karışında bir kahraman yatan şehitler yurdudur. Şayet bugün bizler burada özgürce nefes alabiliyor, evlatlarımızı güvenle büyütebiliyor, geleceğe umutla bakabiliyorsak bunda en büyük pay bu toprakları bir şehitler yurdu yapan işte bu kahramanlara aittir." Türkiye ve Kıbrıs Türkleri olarak bugünlere birilerinin ihsanıyla, lütfuyla değil, bedel ödeyerek, gencecik evlatların fedakarlıklarıyla gelindiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu topraklarda elde ettiğimiz her başarıyı çetin mücadelelerin sonucunda adeta söke söke kazandık. Son yarım asırda maruz bırakıldığımız onca ihanete, çifte standarda, saldırıya rağmen mücadele azmimizi bir an olsun kaybetmedik. Haksızlık karşısında sessiz kalanlardan olmadık, zulüm karşısında boyun bükenlerden olmadık, hukuksuzluklara eyvallah edenlerden olmadık. Hakk'a inandık, halka yaslandık, başkalarına değil, kendi bileğimizin gücüne güvendik. Sırtlarını dayadıkları güçlere güvenerek Kıbrıs Türkü'nü yok edeceklerini sananlar karşılarında Kıbrıs Türk halkının çelikten iradesini buldular. Kıbrıslı kardeşlerimizi kolay bir lokma olarak görenler Mehmetçiğin ve mücahitlerimizin destansı mücadeleleri karşısında hezimete uğradılar."
Ada'ya 1974 yılında huzur ve barış getiren Mehmetçik ve mücahitleri rahmetle, saygıyla, minnetle yad eden Erdoğan, "Kıbrıs Türkü'nün hürriyet mücadelesinin lideri Doktor Fazıl Küçük ve kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş başta olmak üzere Kıbrıs Türk halkının kıyamına katkı sunan herkese Allah'tan rahmet diliyorum. Bugüne kadar nasıl onların uğruna ömürlerini ve canlarını atadıkları kutlu değerlere sahip çıkmışsak inşallah bundan sonra da emanetlerini namusumuz bilip koruyacak, yücelteceğiz." ifadelerini kullandı.
Geçmişi unutmadan bugünler için verilen zorlu mücadeleleri, dökülen şehit kanlarını akıldan çıkarmadan hep birlikte istikbale yürüyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için öncelikle Kıbrıs davasının sancaktarlığını yapan tüm kurumların insicamını ve dayanışmasını güçlü tutmasının çok önemli olduğunu vurguladı.
İstiklal şairi Mehmet Akif'in, bu gerçeğe bir asır önce dikkati çektiğini bildiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Merhum Mehmet Akif, 'İttihat yaşatır, yükseltir, tefrika yakar, öldürür.' diyor. Bir başka şiirinde ise Akif, bu hakikati dizelere şöyle dökmüştür, 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.' Evet, toplu vuran yüreklerin, tankla, uçakla, bombayla, silahla sinmeyeceğinin son dönemdeki en büyük şahidi Kıbrıs Türk halkıdır. Aynı şekilde Kıbrıs davasını içeriden çökertmek için yapılan hamleler de yine Kıbrıs Türkü'nün basireti, feraseti, dayanışmasıyla boşa çıkmıştır.
Başarımızın anahtarı dün olduğu gibi bugünde vahdettir, muhabbettir, saflarımızı daha da sıklaştırmaktır. Birlik ve beraberliğimizi hedef alan belli çevrelerin kardeşlik gölümüze fitne mayası çalmasına müsaade etmeyeceğiz. Bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep beraber Kıbrıs'ın geleceği için beraber yürüyeceğiz. Kimi gafillerin zehirli ayrılık oklarını Kıbrıs Türk halkının kalbine saplamasına fırsat vermeyeceğiz."



YORUMLAR (0)
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın