"Meydanda 60 bin kişi var"
Mitinge katılanların sayısını açıklayan Erdoğan, "Şu anda meydana bakıyorum, resmi rakamı istedim, resmi rakam ne biliyor musunuz? Şu anda meydanda elhamdülillah 60 bin kişi var. Zaten Sakarya'ya da bu yakışır. Bizim Sakarya'yla aramızdaki muhabbeti ancak gönül gözüyle bakanlar görebilir." diye konuştu. Erdoğan, "Bu muhabbeti dizelere dökecek olursak herhalde şu şekilde akıp gelirdi." diyerek, "Hep haktan yanasın, yiğitsin, mertsin/Kimseye eğilmez başın Sakarya/Yeryüzüne indirilmiş cennetsin/Dünyada bulunmaz eşin Sakarya/Gönül ikliminin rüzgarı sende/Bahtımın bitmeyen baharı sende/Tarihimin şanı, zaferi sende/Sırtımı dayadığım dağsın sen Sakarya." dizelerini seslendirdi. Gönül coğrafyasının her rengini, her güzelliğini bağrında yaşatan, Kafkaslar'ın, Balkanlar'ın, Anadolu'nun her köşesinin kokusunu taşıyan Sakarya'ya hasret gidermeye geldiğini belirten Erdoğan, "Bu coğrafyanın vatan olmasında kanıyla canıyla teriyle bedel ödeyen, şehitler veren Sakarya, geleceğimize güvenle bakmamızın da teminatıdır." ifadelerini kullandı.
"15 Temmuz'da dimdik ayakta durarak hainlere geçit vermeyen bu şehir Türkiye Yüzyılı'nın da yükselen yıldızı oldu"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Milli Mücadele'de olduğu gibi 15 Temmuz'da da dimdik ayakta durarak hainlere geçit vermeyen bu şehrin Türkiye Yüzyılı'nın da yükselen yıldızı olduğunu belirtti. Türkiye'nin demokrasi, adalet ve kalkınma mücadelesinin her safhasında Sakaryalıların yanlarında olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bir dönem bizimle birlikte olup da sonra yolunu ayıranların veya yolunu kaybedenlerin aksine Sakarya istikametini hiç bozmadı. Aynı şekilde Sakarya, ülkeye eser kazandırmak, millete hizmet etmek için çalışması gereken muhalefetin oyunlarına da hiç gelmedi." diye konuştu. Erdoğan, ülkenin ikinci büyük partisinin işi gücü bıraktığını ve kendi içinde saç saça, baş başa kavga ettiğini ifade ederek, şöyle devam etti: "Dün, Türkiye'yi yönetecek cumhurbaşkanı adayı diye karşımıza çıkardıkları genel başkanlarını çiğneyip geçtiler. Onun yanında cumhurbaşkanı yardımcısı diye şehir şehir dolaştırdıkları isimlerin ise yarın ne olacakları belli değil. Yaptıkları kongrenin üzerindeki şaibeleri, aday belirleme sürecindeki kirli pazarlıklar ve vahim iddiaları izledik. Öyle bir haldeler ki, dünya yansa, ülke batsa, kıyamet kopsa, millet feveran etse umurlarında değil. Kendi çıkarlarından, kendi şahsi kariyerlerinden başka hiçbir şeyi gözleri görmüyor. Aslında bunlar tek parti devrinden beri hep böyleydiler. Bunun için milletimiz rahmetli Menderes'ten merhum Özal'a, kendi hayallerini paylaşan, kendi derdiyle dertlenen herkese sahip çıkmıştır."
Kendilerinin 21 yıldır, ülkenin kalkınması ve gelişmesi için verdikleri mücadeleyle farklarını gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, şimdi de ülkeyi Türkiye Yüzyılı belediyeciliğiyle mahalli idarelerde de dünyanın en üst ligine çıkarmak istediklerini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sakarya buna hazır mıyız?" sorusuna mitingdekilerin "Evet" diyerek cevap vermesi üzerine, "Milletimizden 31 Mart'ta sandıkta desteği, muhalefetin yaptığı gibi siyasi rant paylaşımı değil, işte bu vizyonu hayata geçirme iradesiyle talip ediyoruz. Bugün sizlerin karşısına da aynı hissiyatla çıktık." ifadelerini kullandı.
Katılımcılara, "Sakarya'dan öyle bir ses verin ki Marmara'dan Karadeniz'e kadar duymayan kalmasın" diyen Erdoğan'ın, "Ayağa kalkmaya hazır mıyız Sakarya? Sakarya, 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart'ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Sakarya'yla birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı'nın renkleriyle boyamaya var mıyız?" sözlerine alandakiler "Evet" diye karşılık verdi.
Erdoğan da "Rabb'im hepinizden razı olsun, maşallah." dedi.
"Ezanlarımız susmasın, mabetlerimizin göğsüne namahrem eli değmesin diye can verdik"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya'nın Türkiye'nin, Türkiye'nin de bulunduğu coğrafyanın kalbi olduğunu belirterek, "Tarih boyunca tüm hükümdarların, tüm imparatorlukların gözü hep bu coğrafyada oldu. Boğazları, İstanbul'u, Anadolu'yu almak için çok kanlı savaşlar yapıldı. Bu bakımdan Anadolu sadece medeniyetler beşiği değildir. Aynı zamanda bir medeniyetler mezarlığıdır. Bu topraklarda nice devlet kuruldu, hüküm sürdü ve yıkılıp gitti. Nice kral, nice kumandan en son nefesini bu topraklarda verdi." diye konuştu. Türk milleti olarak, Malazgirt'ten beri vatan olan bu toprakları müdafaa için mücadele ettiklerini, can verdiklerini kaydeden Erdoğan, "Bir asır önce Çanakkale'de ve Milli Mücadele'de yüz binlerce vatan evladını feda ederek, Anadolu'yu milletimizin mezarı haline getirmek isteyenlerin elinden kurtardık. Bayrağımız inmesin, ezanlarımız susmasın, mabetlerimizin göğsüne namahrem eli değmesin diye can verdik, ter döktük." şeklinde konuştu.
"Son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz"
Erdoğan, son 40 yıldır da birliğe, beraberliğe, kardeşliğe kasteden bölücü terör örgütüne karşı mücadele yürüttüklerine işaret ederek, "Terör örgütü, askeriyle polisiyle kamu görevlisiyle korucusuyla kadını, yaşlısı, genci ve hatta bebeğiyle on binlerce insanımızı katlederek bizden kopardı. Çektiğimiz acıların, maruz kaldığımız ihanetlerin, ödediğimiz bedellerin haddi hesabı yok. Ama hamdolsun her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanı işgalcilere, hainlere, emperyalistlerin tetikçiliğini yapan teröristlere teslim etmedik." diye konuştu. Katılımcılara, "Bunları Cudi'de, Tendürek'te, Gabar'da gömdük mü?" diye seslenen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bildiğiniz gibi artık içeride terör örgütleri kalmadı. Hepsi de terk ettiler. Son olarak güney sınırımız boyunca bir teröristan kurmaya teşebbüs ettiler. Gerçekleştirdiğimiz sınır ötesi harekatlarla bu senaryoyu da yırtıp attık. İnsansız hava araçlarımızla İHA'larımızla SİHA'larımızla Akıncı'larımızla değerleri evlatlarım, değerli kardeşlerim, gençler, bunları yok ettik ve bunları o mağaralarda yok ettik. Şimdi en son olarak ortaya hangi uçağımızı çıkardık? Şimdi de KAAN'ımızı çıkardık. KAAN'la beraber yine gökyüzüyle buluştuk." Erdoğan'ın, "Yaparsa" sözlerine katılımcılar "Erdoğan yapar" karşılığını verdi. Erdoğan da "Yaptık mı? Gene yapacağız." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nerede bir terörist varsa buluyoruz, başını eziyoruz. Arkalarında kimlerin olduğuna bakmadan, son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Tüm bu sürecin bize öğrettiği en önemli hakikat nedir biliyor musunuz; Hazır ol cenge, eğer ister isen sulh-ü salah. Yani barış ve huzur istiyorsan savaşa hazır olmalısın." diye konuştu.
"Türkiye ve Türk milleti olarak şayet bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşamak istiyorsak yapacağımız iş bellidir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye ve Türk milleti olarak şayet bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşamak istiyorsak yapacağımız iş bellidir. Güçlü bir orduya, güçlü bir savunma sanayine sahip olacağız. Denizde sahip olacağız, havada sahip olacağız, karada sahip olacağız. Olduk mu? Olduk." ifadelerini kullandı. Başka ülkeler için bunların bir tercih olabileceğini ama Türkiye için her alanda güçlü olmanın bir mecburiyet olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Aksi takdirde bizi düşmanlarımıza karşı ne uluslararası hukuk koruyabilir, ne mensubu olduğumuz ittifaklar koruyabilir, ne de acizliği artık herkesin kabullendiği Birleşmiş Milletler (BM) koruyabilir. Bizi düşmanlarımıza karşı koruyacak olan tek şey bileğimizdir, kendi gücümüzdür, kendi imkan ve kabiliyetlerimizdir. Diğer türlü bize bu coğrafyada nefes bile aldırmazlar." değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gerçeği yakın çevredeki örneklerle acı bir şekilde gördüklerini kaydederek, şunları kaydetti: "Bosna'da 30 yıl önce yaşanan katliamları hepimiz hatırlıyoruz. Avrupa'nın ortasında Boşnak kardeşlerimiz açıkça soykırıma uğradı. Batılı devletlerin ve kurumların kılı dahi kıpırdamadı. Irak'ta 2 milyon kişi resmen katledildi. Kimse dönüp bakmadı. Azerbaycan toprakları ve onun bir parçası olan Karabağ yıllarca işgal altında kaldı. Hocalı başta olmak üzere pek çok katliam yapıldı, kimse harekete geçmedi. Suriye'de 1 milyon insan vahşice öldürüldü, 12 milyon insan göçe zorlandı. Zulmü durdurmak için kimse adım atmadı."
"Kameralar önünde İsrail'i eleştiren Batılı güçler, ordusuna silah desteğini sürdürüyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'de 7 Ekim'den bu yana çoğu çocuk, kadın ve sivil 30 bin masum Filistinlinin şehit edildiğini, 70 binden fazla sivilin yaralandığını aktararak, şunları söyledi: "Ne Batılı güçler ne de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İsrail vahşetini engelleyecek işe yarar bir çaba göstermedi. Tam 140 gündür İsrail'in işlediği insanlık suçlarını sadece seyrediyorlar. Öyle ki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İsrail'e acil ateşkes çağrısı bile yapmıyor, yapamıyor. Kameralar önünde yasak savma kabilinden İsrail'i eleştiren Batılı güçler, işgalci İsrail ordusuna her türlü silah desteğini vermeyi sürdürüyor. Allah korusun, yarın bizim başımıza da bir felaket gelse karşılaşacağımız manzara bundan farklı olmayacaktır." Aslında bunun yaşandığını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Suriye topraklarından ülkemize yönelik DEAŞ ve PKK tehditleri yoğunlaştığında, müttefik dediğimiz ülkeler topraklarımızda konuşlu hava savunma sistemlerini söküp götürdüler. Terörle mücadelede ihtiyacımız olan silahları, araç gereci, mühimmatı vermediler. Hatta bugün dünyanın en büyük üretici ve ihracatçıları arasında olduğumuz tabanca almamıza dahi engel oldular. Sonra ne oldu? Biz tabancamızı yapmaya başladık ve onlar bizden şimdi tabanca istiyorlar. Dolayısıyla KAAN savaş uçağına, Anadolu gemisine, Akıncı'ya, Kızılelma'ya, ANKA'ya, Atak'a, fırtına obüslerine, Altay tankına -burada Sakarya'da- çeşit çeşit füze sistemlerine sahip olmak bizim için bir beka meselesidir. Biz bunları yaptık mı? Şimdi onlar bizden istiyor."



YORUMLAR (0)
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın