"Türkiye rekabete ve yatırımcılara açık bir ülkedir"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle hızlı karar alan etkili bir yapıya geçmiş olmamız sayesinde Türkiye’nin kalkınma hızı ivme kazanmıştır. Türkiye yatırımcılara açık bir ülkedir." dedi.

"Türkiye rekabete ve yatırımcılara açık bir ülkedir"
- A +

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhurbaşkanlığı himayesinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Asya Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu (CACCI) iş birliğiyle Çırağan Sarayı'nda düzenlenen 32. CACCI Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını ileterek, konferansın Türkiye'de gerçekleşiyor olmasından memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Asya-Pasifik bölgesinin giderek dünya ticaretinin merkez üssü konumuna geldiğini belirten Oktay, Asya-Pasifik ülkelerinin toplam küresel ekonomi içerisindeki payının 2001 yılında yüzde 20'ler seviyesinde iken bugün yüzde 30 seviyesine yükseldiğini söyledi.

Oktay, CACCI'nin Asya’nın ekonomik sınırlarının geliştirilmesinde ticaret odalarının rolleri, bölgesel ekonomik entegrasyon ve yeni ekonomik trendler konusunda geniş bir istişare imkanı sunması açısından önemli olduğunu vurgulayarak, "28 ülkeden yaklaşık 3 milyon şirketin CACCI bünyesinde temsiliyeti, ülkeler arası ilişkilerimizde var olan pozitif ivmenin ekonomik değer oluşturan sürdürülebilir işbirliklerine dönüşmesi açısından önem taşımaktadır. Özel sektörün Türkiye’de mesleki üst kuruluşu, yasal temsilcisi ve bu konferansın da ev sahibi olan TOBB’un CACCI’nin en güçlü üyelerinden birisi olması memnuniyet vericidir." diye konuştu.

"Ülkemizde son 16 yılda ekonomi alanında tarihi bir başarı ortaya konmuştur"

TOBB'un Türkiye’nin 81 iline ve 160 ilçesine yayılmış 365 oda ve borsayı bünyesinde barındırarak Türkiye ekonomisine, birliğin gücünü yansıttığını kaydeden Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, Asya ile Avrupa arasında bir ulaşım ve enerji koridoru olmasının yanı sıra piyasaya uyum sağlama becerilerini sürekli olarak geliştiren ve zorluklarla karşılaştığında, her defasında bu zorlukları daha da güçlenerek aşan bir ekonomik ortaktır. Ülkemiz geniş bir coğrafyayı kapsayacak şekilde üretim ve ticaret üssü olmaya uygun bir konumdadır. Türkiye, sahip olduğu genç ve nitelikli iş gücü kaynakları, iç pazar kapasitesi, istikrarla gelişen altyapısı, disiplinli finans sektörü ve rekabetçi özel sektörüyle bölgede ve dünyada önemli bir ekonomik aktör haline gelmiştir. 

Ülkemizde son 16 yılda ekonomi alanında tarihi bir başarı ortaya konmuştur. İstihdamda 19,6 milyondan 28,8 milyon seviyesine ulaşılmıştır. Bu oran 16 yılda 9,2 milyon yeni istihdam oluşturulduğu anlamına gelmektedir. 2018 yılının ilk çeyreğinde %7.4 büyümesiyle Türkiye, tüm AB ülkelerinden hızlı büyürken, G-20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ikinci ülke olmuştur. 2018 ikinci çeyreğindeki büyüme oranı da %5,2 olarak gerçekleşmiştir. Kamu borç stoğunun milli gelire oranı yüzde 60’tan, yüzde 9’a gerilemiştir. Geçtiğimiz ay ihracat rakamlarımız tüm zamanların rekorunu kırarak, bir önceki yıla kıyasla %13,1 artmıştır."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Türkiye ekonomisinin güçlenerek ilerlediğine dikkati çekerek, "Uluslararası yatırımcıların ülkemize duyduğu güven güçlenerek artmaya devam etmektedir. Türkiye ekonomisine yönelik uygulanan spekülatif ataklara karşı güçlü ve pratik aksiyon planlarımızın yanı sıra 2019-2021 yıllarını kapsayan 'Yeni Ekonomik Program'la birlikte Türkiye, küresel ekonomik aktörlerin güvenini sağlayacak sağlam bir duruş sergilemektedir. Ekonomimiz, sahip olduğu kapasite, donanım ve dirayet ile, suni manipülasyonları en az hasarla atlatabileceğini bütün dünyaya göstermiştir." ifadelerini kullandı.

Yaşanan gelişmelerin beraberinde birçok fırsatı da getirdiğine inandığını vurgulayan Oktay, 2023 hedefleri doğrultusunda ekonomide büyük reform ve köklü değişiklikleri hayata geçirdiklerini belirtti.

"Türkiye'nin kalkınma hızı ivme kazanmıştır"

Oktay, ekonomik alanda hayata geçirdikleri reformların her zaman mutfağında yer almış olan TOBB'un, ortak aklın gereğini yapmalarında en önemli paydaşlarından birisi olduğunu aktararak, şöyle devam etti: 

"2017 yılında TOBB öncülüğünde başlattığımız istihdam seferberliği bu işbirliğinin en somut tezahürüdür. İnanıyorum ki, ülkemizin ekonomik hamleleri, sayıları giderek artan girişimcilerimiz ile daha da güçlenecek ve yeni boyutlar kazanacaktır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle hızlı karar alan etkili bir yapıya geçmiş olmamız sayesinde Türkiye’nin kalkınma hızı ivme kazanmıştır. Türkiye rekabete ve uluslararası yatırımcılara açık bir ülkedir. Bizler ekonomik kalkınmamızı özel sektör öncülüğünde gerçekleştirmekteyiz. Bu yüzden özel sektörün rahat ve serbest bir şekilde yatırım yapmasını sağlayacak yasal düzenleme ve reformlara büyük önem veriyoruz. Bununla birlikte uluslararası doğrudan yatırımcıların ülkemizde güvenle ve daha çok yatırım yapmaları için gerekli yasal düzenlemeleri ve reformları yapmaya da özen gösteriyoruz. Aynı şekilde, öngörülebilirliğin artması ve şeffaf bir yatırım ortamının sağlanmasına büyük önem verdik, vermeye devam ediyoruz."

Oktay, Yatırım Ortamını İyileştirme Reform Programı’nın hayata geçmesi ile birlikte yerli ve yabancı yatırımcıların önlerini daha iyi görerek çok daha rahat yatırım kararı almaya başladıklarını belirterek, bu çalışmalar neticesinde Türkiye'nin, Dünya Bankası'nın hazırladığı 2017 yılı İş Yapma Kolaylığı Endeksi (Doing Business) sıralamasında 17 basamak birden sıçrayarak 43. sıraya yerleştiğinin altını çizdi.

e-Devlet üzerinden sunulan hizmetleri çeşitlendirmek ve özel sektörü de sisteme entegre etmeye yönelik "dijital dönüşüm projesi" çalışmalarının kararlılıkla devam ettiğini dile getiren Oktay, en geç bir yıla kadar tamamlanması planlanan e-Devlet projeleri kapsamında, her kesim tarafından hissedilecek bir dönüşüm sağlanacağını söyledi.

Oktay, Cumhurbaşkanlığına doğrudan bağlı olan Yatırım Ofisi, Dijital Dönüşüm Ofisi, Ticaret Bakanlığının ve ilgili diğer kuruluşların bu sürecin hızlı sonuçlanması için yoğun bir çaba içerisinde olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Pasifik’ten başlayarak ülkemizin bulunduğu topraklara uzanan tarihi ipek yolu, asırlar boyunca dünya ticaretinin nabzını tutmuştur. Kadim ipek yolunu yeniden canlandırıyoruz. Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesi, ülkemizdeki kısmının 2017 yılında tamamlanması ile kullanıma açılmıştır. Türkiye, Çin’den Avrupa’ya uzanan demiryolu hattının geçiş noktalarını barındırmakta ve orta koridorunu oluşturmaktadır. Böylelikle Asya’yı Avrupa’ya Anadolu üzerinden bağlıyoruz. Dünyanın en büyük projelerinden olan, boğazın iki yakasını denizaltından demiryoluyla bağlayan Marmaray, karayoluyla bağlayan Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim ve Çanakkale Köprüleri ile bu yıl 29 Ekim’de Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından hizmete açılan İstanbul Yeni Havalimanı ülkeler arası ticareti kolaylaştıracak önemli yatırımlarımızdan bazılarıdır."

Türkiye'nin küresel ticarete her geçen gün daha çok entegre olduğuna dikkati çeken Oktay, sözlerine şöyle devam etti: 

"2002 yılında Asya-Pasifik bölgesi ülkeleriyle ticaretimiz toplam ticaret hacmimizin yüzde 9’u iken, 2017 yılında bu oran yüzde 17 seviyesine yükselmiştir. Bu ivmeyle Asya bizim için "Uzak Doğu" değil gönül coğrafyamızın yakın sınır komşusu olmuştur. Ancak Türkiye, 2017 yılında bölgeden 56,4 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirirken, bölgeye yalnızca 9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle, bölge ile ithalat-ihracat dengemizi sağlayacak şekilde ticari ilişkilerimizi geliştirmek öncelikli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. En kısa sürede 100 milyar dolarlık ticaret hacmini geride bırakmalıyız. CACCI Konferansının bu açıdan önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Konferans vesilesiyle gerçekleştirilecek olan temaslar ve kurulacak sürdürülebilir ilişkiler sayesinde bu hedefimize daha hızlı ulaşacağımıza inanıyorum. 

Asya-Pasifik Ticaret Ve Sanayi Odaları Konfederasyonu’nun, dünya nüfusunun yüzde 40’ını ve dünya ekonomisinin yüzde 23’ünü kapsayan Asya-Pasifik Bölgesi’nin en büyük iş dünyası örgütü olması, burada bulunan sanayi ve ticaret dünyasının temsilcilerinden beklentilerimizi artırmaktadır. 
CACCI üyesi tüm ticaret odası temsilcilerini, kazan-kazan anlayışını temel alarak, ülkeler arası ticareti kolaylaştıracak ve ülke ekonomilerinin birbirlerine entegrasyonunu hızlandıracak yeni enstrümanlar oluşturmaya davet ediyorum. Atalarımız 'Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz' demişler. Gelin baş başa verelim, hep birlikte, sahip olduğumuz potansiyel ve kapasiteyle ülkelerimizi ve bölgemizi önemli ekonomik cazibe merkezleri haline getirelim. CACCI üyesi ticaret odalarının işbirliği inanıyorum ki ekonomik büyüme ve kalkınmaya katkısı ile barışa ve istikrara hizmet edecek, çok taraflı fayda sağlayacaktır."

Programa, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, CACCI Başkanı Jemal Inaishvili, CACCI'nin gelecek dönem başkanlığını alacak CACCI Başkan Yardımcısı Samir Modi, çok sayıda iş insanı ve davetli katıldı. 

Muhabir: Ammar Nas

AA

Yorum Ekle

İlgili Haberler

<