WhatsApp İhbar Hattı: 0533 406 91 16






Türk İstiklal Savaşı’nda Ekonomik Sıkıntılar (10)
Dış Ülkelerden Yapılan Para ve Silah Yardımları (b)
Fransa’nın Yardımları


Fransızlar, 1915 tehciri (zorunlu göç) ile Suriye ve Lübnan topraklarına göç ettirilmiş olan Ermenileri silahlandırarak bu şehirlerin işgalinde kullandılar. Fransız üniformalı Ermenilerin, kadınlara ve halka yaptıkları kötülükler, millî direnişi ateşledi.



Fransa ile Savaş

Mondros Ateşkesi sonrası Anadolu’da işgale girişen ülkelerden biri de Fransa’ydı. İngilizlerle Güney Anadolu’daki şehirleri paylaşarak işgal ettiler. Fransa’nın talebi üzerine 15 Eylül 1919 günü yaptıkları antlaşmaya göre İngiltere Irak ve Musul’a karşılık, Güney Anadolu’da işgal ettiği yerleri Fransa’ya bıraktı.

Böylece Adana, Mersin, Antep, Urfa ve Maraş şehirlerinin tamamı Fransızlar tarafından işgal altına alınmış oldu.

Fransızlar, 1915 tehciri (zorunlu göç) ile Suriye ve Lübnan topraklarına göç ettirilmiş olan Ermenileri silahlandırarak bu şehirlerin işgalinde kullandılar. Fransız üniformalı Ermenilerin, kadınlara ve halka yaptıkları kötülükler, millî direnişi ateşledi. Bu nedenle Fransızlar, Ermenileri bölgeye getirdikleri için savaş sonrası pişmanlıklarını dile getireceklerdir.

Fransa, bu bölge dışında Anadolu’daki bazı demiryolu istasyonu gibi stratejik yerleri de işgal etti.


                                       Maraş’ta Kuvayı Milliyeciler

Fransız ve Ermeni işgal güçlerine karşı Maraş’ta 20 Ocak 1920 günü başlayan mücadele, 11 Şubat günü düşmanın şehri boşaltarak çekilmesi ile sonuçlandı. Sütçü İmam gibi kahramanlar mücadelenin fitilini ateşlediler. Maraş, Millî Mücadele’de düşman işgalinden kurtulan ilk ilimiz oldu.

Ali Saip Bey komutasında Urfalı kahramanlar, 10 Nisan 1920 günü düşmanı şehirden atmayı başardılar.


                    Kuvayı Milliye Komutanı Mehmet Sait Bey (Antepli Şahin)

 En çetin muharebeler Antep’te yaşandı. Mehmet Sait’in (Antepli Şahin) şehadeti Antep’i on ay, dokuz gün sürecek olan kahramanca bir direnişe sevk etti. 6.000 şehit verildi. Açlık, susuzluk, salgın hastalıklar ve düşmanın üstün silah gücü karşısında şehir adeta tükendi.

Fransız işgaline karşı Adanalılar, Çukurova’nın her yerinde savaştılar. Fransız Binbaşı Mesnil, 650 er ve 23 subay Karboğazı’nda esir alındı. Ama Fransızlar bölgeden tümden koparılamadı.

Fransa’nın İtilaf Grubundan Kopması

Güney cephesinde Fransızlarla savaşan Türkiye, Batı cephesinde Yunanlılara bütün gücüyle dönemiyor, kesin sonuç alamıyordu. Bu durum İngiltere’nin işine geliyordu.

 Fransızlar, Türk şehir ve topraklarını sürekli kan dökerek elinde tutabileceklerini, çıkmaza girdiklerini anladılar.

Fransız halkı savaşlardan, sömürgecilikten bıkmış, Türkiye’den gelen ölüm haberleri üzerine sokağa dökülmüşlerdi. Fransa kendi kamuoyunun baskısı altında kalmıştı.

 Birinci dünya savaşı sonucunda Almanya’ya imzalattırılan Versailles (Versay) Antlaşmasını İngiltere onaylamakla birlikte, uygulanması için gerekli kararlılığı göstermedi. Fransa lehine yapılan garanti antlaşmasını da geçersiz saydı. İngiltere’nin bu tutumu Fransa’da tepki ile karşılandı.

İngiltere, Kıta Avrupa’sında Fransa’nın tek güç olmasını istemiyordu. Almanya’nın varlığını koruması ve kendisine pazar olması siyasetini güden İngiltere, Fransa’yı yeni politikalar izlemeye yöneltti.

Fransa’nın Türklerle Barış Arayışına Girmesi

Bütün bu gelişmelerden rahatsızlık duyan Fransa, Ankara Hükûmeti ile barış yollarını aradı. İkinci İnönü Savaşı sonrası Fransa Franklin Bouillon’u elçi olarak Ankara’ya göndererek temaslar başlattı. Sakarya Savaşı’nın sonucuna göre hareketini belirlemek isteyen Fransa, Türk zaferi üzerine Ankara Hükûmeti ile Ankara Antlaşması’nı (20 Ekim 1921) imzaladı.

Bu antlaşmaya göre; hâlâ Fransız işgali altında kalmış olan yerler kurtuluyor, Hatay’ın (Sancak) geleceği halkoyuna bırakılıyor, Türkçe ve Türk kültürünün korunacağı garanti ediliyordu. Bu arada Sevr Antlaşması reddediliyor, Fransa resmen İtilaf grubundan kopmuş oluyordu.

 
Fransız Elçisi Franklin Bouillon: (10 Eylül 1922)
“İnanılmaz Bir Şey Oldu. Kağnı Kamyonu Yendi…”

 Fransa’nın Silah ve Cephaneyi Bırakarak Çekilmesi ve Diğer Destekleri

Türk zaferi bazı Fransız basını ve aydınları tarafından da istenir olmuştu. Dünkü düşman olan Fransa, Türkiye’nin güçlenmesi için maddi destekte bulunmaya yönelmişti.

Fransız kamuoyunu yansıtması açısından, basında yer alan şu cümleler dikkat çekici:
“Kemalist zafer Paris’te bir Fransız zaferi gibi karşılandı… Türklerin başarısının Fransa’da bu kadar sevilmesinin nedeni, küçük Asya’nın büyük mağlûbunun Yunanistan’dan çok İngiltere olmasıdır.”

Ankara Antlaşması’nda yer almamasına rağmen Fransız birlikleri Güney Anadolu’daki işgal ettikleri yerlerden çekilirken, Türklere bazı savaş araç ve gereçlerini bıraktı. Yerli yabancı kaynaklar, bırakılan askeri malzeme ile ilgili olarak kesin rakamlar verememekte, “önemli miktar” sözünü kullanmaktadırlar.

Dönemin Millî Savunma Bakanı olan Kazım Özalp’in notlarından en doğru bilgilere ulaşılmaktadır. Bu belgelere göre Fransızların Türk topraklarından çekilirken bıraktıkları silah ve cephanenin miktarları şöyledir:


Fransızların bıraktıkları bu silah ve cephane dışında, 10 hangar, 4 yedek uçak motoru, 3 telsiz istasyonu ile 10 Brege tipi uçağı Ankara Hükümeti’ne (bedeli savaştan sonra ödenmek üzere) hibe ettiler. Daha sonra ise 1.500 adet hafif makineli tüfek, 2.735 sandık fişek, 200 kamyon, 1 kompresör, 11 top beşik ve kaması, 2 ton şaplı kösele, bazı top yedek parça ve malzemesini Türkiye’ye sattılar.

(Orgeneral Kazım Özalp, Milli Mücadele 1919-1922, TTK,  C.1, 1998.; Yahya Akyüz, Türk Kurtuluş Savaşı ve Fransız Kamuoyu 1919-1922, TTK., 2. Baskı, Ankara, 1988; Alptekin Müderrisoğlu, Kurtuluş Savaşı’nın Mali Kaynakları, Ankara, 1990.)

<