TİCARİ UYUŞMAZLIKLARDA DAVA ŞARTI OLARAK ZORUNLU ARABULUCULUK


Zorunlu arabuluculukta ise, bazı uyuşmazlıklar açısından mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır



Bilindiği üzere arabuluculuk, uzmanlık eğitimi almış tarafsız ve bağımsız üçüncü bir kişi tarafından yürütülen ve tarafların bir araya gelerek uyuşmazlığa ilişkin bir çözüm süreci geliştirmelerini sağlamayı amaçlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. 07.06.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile hukukumuza giren arabuluculuk kavramı, “ihtiyari arabuluculuk” ve “zorunlu arabuluculuk” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İhtiyari arabuluculukta taraflar, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlığının çözümü için dava açmadan önce ihtiyari olarak arabuluculuğa başvurmayı tercih edebilirler. Zorunlu arabuluculukta ise, bazı uyuşmazlıklar açısından mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Hukukumuzda öncelikle 01.01.2018 tarihinde iş uyuşmazlıkları bakımından zorunlu arabuluculuk ve ardından 01.01.2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ticari uyuşmazlıklar bakımından zorunlu arabuluculuk kavramı getirilmiştir.

19.12.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun’un 23. maddesi ile, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na eklenen “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlıklı 18/A maddesinde, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş olması halinde arabuluculuk surecinde uygulanacak hükümler belirtilmiştir. Buna göre, arabuluculuğa başvurmadan dava açılması durumunda dava usulden reddedilecektir. Ayrıca, uyuşmazlık konusu için özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğu olmamalı veya tahkim sözleşmesinin bulunmadığı bir durum olmalıdır.

7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi ile eklenen “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlıklı hüküm ile ticari davalar bakımından zorunlu arabuluculuk sistemi 01.01.2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere uygulanmaya başlamıştır. Bu düzenleme ile Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu şart, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle İlk Derece Mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay’da görülen davalar hakkında uygulanmayacaktır. Buna göre;

    Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca;

          * Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile,

          Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;

          * Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,

          * 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,  yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,

          * Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,

          * Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,

          * Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,

          * Kooperatifler Kanunu’nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarında,

          * Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 62.maddesinden kaynaklanan davalarda vb.,

  Öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava sayılmaktadır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar istisna tutulmuştur. Ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı olmasına ilişkin düzenleme, sadece ticari davalara yönelik olduğundan, mutlak ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava şartı arabuluculuk kapsamına girmeyecektir.  Buna göre, dava açılabilmesi için arabulucuya başvuru şartının arandığı davalar, yukarıda belirtilen davalardan sadece konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki davalardır.

  Nispi ticari davalar olarak adlandırılan her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları da ticari dava olarak kabul edilmektedir. Nispi ticari davadan söz edebilmek için her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması şarttır. Bu şartlar mevcut ise, yukarıda sayılan mutlak ticari davalardan olmasa dahi, uyuşmazlık ticari dava konusudur ve dava şartı arabuluculuk kapsamındadır[1].

          Son olarak tekrar belirtmek gerekirse, yukarıda belirtilen şartlara ek olarak söz konusu ticari uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında değerlendirilebilmesi için, uyuşmazlık konusunun çözümü için özel kanunlarda diğer başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurulmasının zorunlu tutulmuş olmaması veya bir tahkim sözleşmesinin bulunmuyor olması gerekir.

          Arabulucu,  yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içerisinde sonuçlandırmalıdır ancak bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilmektedir. Arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde ise, başkaca herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilecektir. Ancak dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa başvurulup, sonucunda anlaşmaya varılamaması halinde ise, davacı anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylı bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.

         

[1] TBB, Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Olan Arabuluculukta Taraf Vekilliği El Kitabı,TBB Yayınları,  Ankara, Ocak 2019,  s. 11.

 

<