FİNANSAL OKURYAZARLIK


Günümüzde maaşlı bir işte çalışan, devlet memuru olan ya da öğrenciliği hala devam eden insanların büyük çoğunluğu bir gün ya da bugün kendi işini kurmak istediğini ifade ediyor. Peki bu çoğunluğun kaçı gelir gider dengesine hakim?



Okuryazarlık, okuduklarını anlama, yorumlayabilme, duygu ve düşüncelerini yazılı olarak ifade edebilmektir. Finansal okuryazarlık ise basitçe bu anlama, yorumlama işlemlerinin finansal mekanizmalarda kullanılması olarak açıklanabilir. İnsanın düşünce ve yorumlama dünyasının zengin olması ise okuryazarlık meziyetinin de daha iyi olmasıyla doğru orantılıdır.

Finans alanına ait terimlerin yüzeysel dahi olsa bilinmesi gerektiği ve bunları yorumlama kabiliyetine sahip olunması gerektiği bu alan için açık bir gerçek. Kulağa basit gelmesi oldukça doğal olsa da finansal okuryazarlık ile ilgili olarak gerek devletler gerekse özel yapılanmalar oldukça büyük emekler sarf etmektedir. Çağımız gerekliliği olan dijitalleşme üzerinden daha çok yaygınlaşan eğitimlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Bununla birlikte her eğitim gibi online finansal okuryazarlık eğitimleri artık her dijital kursta var. Bunun yanında gittiğiniz bir bankada bile gözünüze çarpan herhangi bir afişte finansal okuryazarlık ile ilgili bilgilendirme yazılarına denk gelebilirsiniz. Hatta Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası konu ile ilgili olarak “Herkes İçin Ekonomi” mottosuyla eğitim ve çalışmalarını sürdürüyor.

Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) 2012 yılında kurularak konu ile ilgili çalışmalarına başladı ve günümüzde de hız kesmeden devam ediyor. Örnekler ile gördüğümüz üzere gerek özel gerekse devlet elinden finansal okuryazarlık konusu herkese yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Hatta FODER bu konunun eğitim müfredatlarına dahil edilmesini istiyor. Tasarruf, bütçe yönetimi ve yatırım gibi konularda yarınlarımız olan çocuklara eğitim vermek elbette oldukça makul bir adım olur.

Başta söylediğimiz gibi çok kolay olmasa da karmaşık ve ekstrem zorluğu olan bir meziyet değil finansal okuryazarlık. Bugün siz banka hesabınıza girişi olan para ile çıkışı olan parayı ve bu paraların nerelere gittiğini ayırt edebildiğiniz bir bilançoyu okuyabiliyorsanız, bunun eksilerini artılarını yorumlayabiliyorsanız bir finansal okuryazar sayılabilirsiniz. Burada asıl önemli olan bu yorumlarımızdan yola çıkarak bütçe planlama ve yatırım gibi konularda maddi yaşantımızı şekillendirebilmek.

Konunun özel bir dosyası da girişimcilik üzerine açılabilir. Günümüzde maaşlı bir işte çalışan, devlet memuru olan ya da öğrenciliği hala devam eden insanların büyük çoğunluğu bir gün ya da bugün kendi işini kurmak istediğini ifade ediyor. Peki bu çoğunluğun kaçı gelir gider dengesine hakim? Kaçı acil durum fonu oluşturmayı, finansman kaynaklarını düzenlemeyi, bütçe planlaması yapmayı biliyor? Sorunun cevabının olumsuz olduğunu son 5 yıl içerisinde bilinçsiz ve plansız bir şekilde kurulup ardından bu bilinçsizliğin borçlara yansıması ile birlikte iflas veren KOBİ’leri inceleyerek görebiliriz.

Yukarıda bahsettiğimiz şeyleri toparlamak gerekirse finansal okuryazarlık ülkemiz için hafife alınmaması gereken, bir an önce eğitim müfredatına sokularak temelinin atılması ama aynı zamanda karmaşıklaştırılmaması gereken bir konu. Eğitimlerinin artması, halkın ve girişimci adaylarının bilinçlendirilmesi herkesin bireysel ve kurumsal borç batağına battığı bugünleri refah seviyesi yüksek yarınlara ulaştırabilir.

 

 

<