Elektrik ve Doğalgaz Fiyatlarına İndirim Beklentisi


Kullandığımız enerji kaynağının sahibi değil ithalatçısı olduğumuzu unutmamalıyız. Bu sebeple doğalgazın dünya genelindeki değeri ne ise bizler de bu değerde kullanmalıyız.



Elektrik ve Doğalgaz fiyat tarifelerinde içinde bulunduğumuz 2018 yılında oldukça büyük birim fiyat değişimleri yaşıyoruz. Son yazımızda hem elektrik hem de doğalgaz tarife fiyatlarındaki aşırı artış oranlarını analiz etmiş ve bunun nedenleri irdelemiştik. Kasım ayının başında BOTAŞ tarafından doğalgazı elektrik üretmek amacıyla kullanan üretici tarifelerine yaklaşık % 9 civarında indirim gelmesi ve döviz kurundaki aşağı yönlü değişim, özellikle konutlar ve sanayi için önceden yapılmış zamların geri alınması gerektiği yönünde görüşleri ortaya çıkarmıştır. Bu yazımızda bu beklentilerin gerçekliği ve fiyatlandırma faktörlerini ele almaya çalışacağız.

Şimdi hep beraber bir yıl öncesine dönüp, o zamanki doğalgaz ve elektrik fiyatlarını ele alalım. 2017 yılına kadar ülkemizdeki elektrik ve doğalgaz fiyatları dünya ortalamasının altında seyretmiştir. Hem doğalgazda hem de elektrikte aylarca yapılması gerekirken ertelenmiş zamlar, tarife birim fiyatları belirlenirken maliyet bazlı değerlendirmelerin yerine politik yaklaşımlar sebebiyle böyle bir durum hasıl olmuştur. Bu konuda 2017 yılının ilk altı ayı içerinde AB ve Türkiye’de oluşmuş birim fiyatları görüşlerinize sunuyorum. Burada 100 kWh için tüm giderler dahil elektrik fiyatlandırması olarak Ocak-Haziran dönemi AB ortalaması 20,4 € iken, Türkiye’nin birim fiyatı 10,5 € olmuştur. Almanya’nın ortalaması 30,5 € olmuş iken Avrupa’nın en ucuz ikinci ülkesi durumundayız. Doğalgaz tarafına bakacak olursak 100 kWh doğalgaz birim fiyatı AB ortalaması 5,8 € iken, Türkiye’deki fiyatı 2,6 € olmuştur. Aynı dönemde İsveç 12,1 € ile Avrupa’nın en pahalı doğalgazını kullanırken, Türkiye ise Avrupa’nın en ucuz doğalgaz kullanıcısı ülkesidir. Bu tablo büyük bir başarı gibi gözükse de bir çarpık durumu gözler önüne seriyor. Birincil enerji kaynaklarımızın neredeyse tamamını ithal eden ülkemiz nasıl olurda en ucuz doğalgazı kullanabilir? Elektrik üretiminde de Avrupa’dan daha verimli türbinler kullanmadığımıza göre bu kadar ucuz elektrik fiyatlarına nasıl ulaşılır? Bu soruların cevabı geçen yılın sonuna kadar maliyet bazlı tarife fiyatlandırmasının yapılmamış olmasıdır. Bu durum sanayicimiz ve konut tüketicileri için pozitif gözükse de burada BOTAŞ’ın yapmış olduğu zararın yanında elektrik üreticilerinin birçoğunun maliyet-satış fiyatı marjının bozulmasından ötürü zarar görmesi, faaliyet sonlandırması söz konusudur. Dolayısıyla buradan çıkan sonuç şudur ki geçen sene oluşmuş ve herkesçe kanıksanmış olan fiyatlar, reel fiyatlar değildi.

Bilindiği üzere kullandığımız doğalgazın fiyatı, petrol fiyatlarına ve döviz kuruna bağlıdır. Petrol fiyatlarında ise son dönemde büyük bir hareketlenme vardır. 2017 yılında Mayıs ayı içerisinde varil fiyatı 46 $ olan Brent petrol, yıl sonunda 60 $ ulaşmıştır. 2018 yılında ise hızla artmaya başlamış ve Ekim ayında 83 $’ın üzerini gören Brent Petrol, Kasım ayı başlarında ise 72 $ seviyesine gerilemiştir. Bu değerlere göre petrol fiyatlarında döviz bazında geçen seneye göre yaklaşık % 50 civarında bir artış olduğu gözlenebilir. Burada Dolar/TL tarafında hiçbir değişim olmasa dahi doğalgazın ithal fiyatının arttığını görmek lazım. 2017 yılının sonunda 3,78 TL olan dolar kurunun 2018 yılı içerisinde çizdiği grafiğin etkisini de buraya eklersek, geçen seneyi referans olarak alsak dahi doğalgazın olması gereken satış fiyatını yaklaşık hesap edebiliriz. Bütün bu gelişmelere karşın BOTAŞ 2018 yılı boyunca çeşitli zamanlarda yaptığı zamlarla konut tüketicilerine toplam % 29,5 oranında, sanayi üreticilerine ise % 68,9 oranında zam yapmıştır. Burada da gözüküyor ki konut tüketicilerine yapılan zam olması gerekenin çok altında tutulmuş ve bu tüketici grubu yüksek doğalgaz fiyatlarına karşı korunmuştur. Büyük ihtimalle konut tüketicilerinin tükettiği doğalgazdan ötürü BOTAŞ zarar etmektedir. BOTAŞ buradaki zararın bir kısmını sanayi üreticisinden, önemli bir kısmını da elektrik üreticilerinden karşılamaya çalışmaktadır. Zira geçen yazımızda altını çizdiğimiz üzere elektrik üretmek amaçlı doğalgaz tüketicilerine Kasım 2017-Ekim 2018 döneminde % 141,4 oranında zam yapılmıştı. Yapılan bu zam oranı biraz fazla bulunmuş olsa gerek, BOTAŞ tarafından bu elektrik üreticilerine yapılan satış fiyatında yaklaşık % 9 indirime gidilmiştir. Yapılan bu indirimi de hesaba katarsak Kasım 2017 - Kasım 2018 döneminde elektrik üreticileri için doğalgaz birim fiyatına yaklaşık % 120 zam yapıldığını söyleyebiliriz.

Son dönemde döviz kurundaki gerileme ve BOTAŞ tarafından elektrik üreticiler için belirlenmiş tarifeye getirilen % 9 oranındaki indirimin özellikle konut tüketicileri için de yapılmasını talep etmek bu tablo ışığında zor gözüküyor. Doğalgaz piyasasında maalesef halen BOTAŞ tekel durumunda kaldı. Zira özel doğalgaz ithalatçısı ve dağıtıcısı konumundaki firmalar gerçek maliyetlerini yurtiçi piyasaya yansıtamadıkları için ve BOTAŞ’ın maliyetin altında tuttuğu satış rakamları sebebiyle piyasaya tutunamamaktadır. 2017 yılı sonlarında bahsi geçen özel doğalgaz tedarikçileri 1.000 Sm3 doğalgaz için 220 $ civarında yaptıkları satış sözleşme fiyatlarını, petrol piyasasında yaşanan gelişmeler paralelinde 300 $’ın üzerine çıkarsalar da petrol fiyatlarındaki gerilemeyle 290 $ seviyelerine getirmişlerdir.

Kullandığımız enerji kaynağının sahibi değil ithalatçısı olduğumuzu unutmamalıyız. Bu sebeple doğalgazın dünya genelindeki değeri ne ise bizler de bu değerde kullanmalıyız. Pahalı olan bu yakıtı gerçek değerinde kullanır isek üretim maliyetlerini azaltmak için doğalgaz satış fiyatının indirilmesini beklemek yerine daha verimli ve tasarruflu kullanmanın yollarını bulabiliriz.

Şahin Cengiz

<