COVID 19 Salgınının Ekonomik Etkileri ve Tobin Vergisi


Tobin Vergisinin uygulanmasındaki ana amaç her ne kadar kur dalgalanmalarının önüne geçmek olsa da esasında arka planında uzun vadeli yatırımları da özendirerek ekonomik büyümenin devamlılığını sağlamak olduğu yorumu da yapılabilir.



Dünya konjonktürü ile birleşince, ülkemizde yaşanan Covid 19 salgının ekonomik etkilerinin arasında döviz ve altın fiyatlarının artması, faiz oranlarının enflasyona göre negatif oranlara düşmesi ve yılbaşından beri Türkiye’den 10 milyar Dolardan fazla para çıkması yer almıştır. Bu durum bir taraftan döviz ve altında spekülatif hareketlerin artmasına, diğer taraftan da açıklanan ekonomik destek paketlerine kaynak bulunmasının zorlaşmasına yol açmıştır.

İşte bu ortamda ekonomi yönetimi tarafından Covid 19 salgınının ekonomik etkilerini en aza indirmek için vatandaşa, esnaf ve firmalara verilen desteğe ek kaynak sağlamak üzere Ramazan Bayramının ilk gününde finansman bonolarında gerçek kişiler için stopaj oranı yüzde 10’dan yüzde 15’e çıkarılmıştır. Kurumsal yatırımcılar için ise finansman bonolarında stopaj oranı yüzde sıfır olarak uygulanmaya devam edecek. Aynı amaçla altın ve döviz almak isteyenlere, banka, yetkili müessese (döviz büfeleri) ve diğer finansal kuruluşlar tarafından satılan dolar, euro vb. yabancı paralar ile yine bankalarda açılan altın mevduat/yatırım hesapları için fiziki olmayan altın satış tutarına uygulanan Banka Sigorta ve Muamele Vergisi (BSMV) oranı da binde 2’den yüzde 1’e artırılmıştır. Böylece Tobin Vergisi ülkemizde etkin bir şekilde uygulamaya konulmuştur.

Tobin Vergisi esas olarak kısa süreli spekülatif para hareketlerinin ekonomide yaratmış olduğu tahribatı mininize etmek amacıyla tüm gelişmiş ülkelerin yabancı para işlemlerinde binde beş gibi bir oranda vergi alınması yönünde bir uygulamayı içermektedir. Vergi oranının düşük olarak tutulmasının nedeni, kısa süreli olarak spekülatif amaçla döviz hareketliliğinden kar elde etmek isteyen yatırımcı için vergi yükü getirilerek maliyet oluşturulması sonucunda kur hareketliliğinin önüne geçilebilmesidir. Anlaşılan ülkemizde son haftalardaki aşırı dalgalanma sonucunda Merkez Bankasının swap işlemleri sonucunda döviz kurunun nispeten düşmesi ile bu seviyelerde istikrar kazanmasını sağlamak istenmektedir.

Tobin Vergisinin uygulanmasındaki ana amaç her ne kadar kur dalgalanmalarının önüne geçmek olsa da esasında arka planında uzun vadeli yatırımları da özendirerek ekonomik büyümenin devamlılığını sağlamak olduğu yorumu da yapılabilir. Ayrıca, vergi yoluyla sıcak paraya yönelen kısa vadeli para ve maliye politikalarının önüne geçilmesi de Tobin Vergisi uygulamasından beklenen yararlardan birisidir. Son olarak, Tobin Vergisinin esas amacı her ne kadar kamu maliyesine gelir sağlamak olmasa da organize ve işlem hacmi yüksek piyasalar açısından kısa süreli işlemlerden alınacak olan verginin gelir etkisi yaratması da beklenebilir.

Tobin Vergisi sermaye hareketlerinin yoğun olduğu çeşitli ülkelerde sürekli gündemde olmuş ve tartışılmıştır. Söz konusu vergi belli dönemlerde farklı isimler ile Fransa, Şili, Malezya ve en son Brezilya’da uygulandığı bilinmektedir.

Tobin Vergisinin olumlu etkileri ve avantajları şu şekilde açıklanabilir:

  1. Spekülatif amaçlı döviz hareketlerini önlemesi ve döviz piyasasındaki oynaklığı azaltması: Covid 19 salgınıyla birlikte döviz piyasalarındaki oynaklığın azaltılması bir hayli önem taşımaktadır. Tobin vergisinin en büyük avantajı, spekülatif amaçlı uluslararası döviz hareketlerini yavaşlatması ve böylece döviz piyasalarında ortaya çıkan oynaklığı azaltmasıdır. Örneğin, Tobin vergisi oranının % 1 olması durumunda döviz işlemi haftada 1 kez yapıldığında yıllık efektif Tobin vergisi oranı % 104 olurken; ayda 1 kez yapılması durumunda % 24’e ve yılda bir kez yapılması durumunda % 2’ye düşmektedir. İşlem sayısı arttığı zaman tahakkuk eden verginin miktarı da artacağından spekülatif amaçlı işlemlerin üzerine ciddi bir mali yük oluşacak ve yatırımcılar uzun vadeli yatırımları tercih edeceklerdir.
  2. Verginin gelir yaratma potansiyeli: Tobin Vergisinin temel amacının vergi geliri yaratılması olmamasına karşın, finans piyasalarındaki işlem hacmi ve miktarı göz önünde bulundurulduğunda; önemli tutarda vergi hasılatının söz konusu olacağı tahmin edilmektedir.
  3. Para politikası araçlarının etkinliğinin artması: Verginin uygulanması ile düzenleyici kurumların para politikası araçlarını kullanırken döviz kurlarındaki değişikliklere olan bağımlılıkları azalacağından uygulanan uzun vadeli politikalarının etkinliğinin artması beklenmektedir.

Buna karşılık Tobin Vergisinin olumsuz etkileri ve dezavantajları şu şekilde belirtilebilir:

  1. Verginin uygulanma sorunu: Tobin vergisinin etkin bir şekilde uygulanması mümkün değildir. Çünkü gelişmiş piyasalara sahip bir ülke bu vergiyi koyması halinde sermayenin diğer ülkelere kaçma ihtimali vardır.
  2. Optimum vergi oranı sorunu: Söz konusu vergi oranının düşük belirlenmesi durumunda verginin caydırıcı etkisi azalacak ve sermaye hareketliliği arzu edilen düzeyde önlenemeyecektir. Vergi oranının yüksek belirlenmesi durumunda ise aşırı stabilizasyon söz konusu olacak ve piyasaların daralması gündeme gelecektir.
  3. Ticaretin ve bazı finansal piyasaların olumsuz etkilenmesi: İş yapış şekilleri gereğince organize piyasalarda günlük olarak döviz vb… finansal işlem tesis etmek zorunda olan firmalar, ilave bir vergi yükü ile karşılaşacaklardır. Söz konusu husus özellikle KOBİ sınıfında olan işletmeleri olumsuz etkileyecektir. Ayrıca orta ölçekli bankaların finansal piyasalardan borçlanma maliyetlerinin olumsuz etkilemesi de muhtemeldir.
  4. Zamanlama sorunu: Verginin münhasıran uygulanması ile vergi yükünden kaçınmak isteyen spekülatif yatırımcılar ülke piyasalarını terk edeceklerdir. Bu durum ise sıcak para çıkışına sebep olacaktır.
  5. Denetim zorluğu: Verginin organize finansal piyasalarda uygulamalarına ilişkin etkin bir denetimin mümkün iken, organize olmayan piyasalarda denetimin nasıl gerçekleştirileceği tartışma konusudur. Ayrıca spekülatif işlemlerin organize olmayan piyasalara kayma ihtimali söz konusu olacak, bu durum da kayıt dışılığı artıracaktır.

Görüldüğü gibi Tobin Vergisinin dezavantajları avantajlarından daha fazladır. Bu nedenle bu vergi çok tartışılmasına rağmen çok az ülkede uygulama denemeleri olmuştur. Bunların da çoğunda belli bir süre uygulandıktan sonra vazgeçilmiştir. Ülkemizde de son dönemde yaşanan kur hareketliliğinin önlenmesi ve ekstra vergi geliri sağlanması amacıyla getirilen Tobin Vergisi uygulaması geçici bir süre için mi olacak, yoksa devamlı bir şekilde mi uygulanacak zaman gösterecektir.

Yılbaşından bu yana ülkemizden çıkan sıcak para miktarı 10 milyar Doları aştığı dikkate alınırsa, bu verginin getirilmesi ile piyasalarda bulunan dövizin çıkışının hızlanması yönünde bir etki yaratabilir. Bu durumda ithalata dayalı üretim yapan sektörlerde finansman sorunları baş gösterebilecek ve bu durum üretimde daralmaya neden olarak ekonomik büyümeye negatif yönde etki edebilecektir. Ayrıca, ülkemizden olacak olası bir hızlı döviz çıkışı durumu, reel sektör açısından ilave bir kur baskısı oluşturarak üretim maliyetlerinin artmasına ve sonucunda enflasyonun artmasına sebep olabilecektir. Bu nedenlerden dolayı ülkemizde uygulamaya konulan Tobin Vergisinin Covid 19 salgını ile mücadele dönemine has ve geçici bir tedbir olacağını beklemekteyiz.

Bir musibet, bin nasihatten iyidir…

 

<