WhatsApp İhbar Hattı: 0533 406 91 16






4. ENDÜSTRİ DEVRİMİNİN ŞAFAĞINDA


“Teknolojiyle ilişkimiz etle tırnak gibiyken ve artık yenilikleri itirazsız hayatımıza dahil ediyorken, 4'üncü sanayi devriminin bugünkü teknolojiden “devrim” kelimesini hak edecek kadar büyük bir farkı olacak mı?”



Son günlerde sıklıkla 4. Endüstri devriminden bahsedildiğini duyuyoruz. Büyük ihtimalle şu kelimler de sıklıkla kulağınıza çarpıyor; yapay zeka, sürücüsüz araçlar, insansı robotlar, nesnelerin interneti, karanlık fabrikalar, 3 boyutlu yazıcılar, dronlarla taşımacılık,  uzay madenciliği, kripto paralar, genetik teknolojideki akıl almaz gelişmeler…

Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, bu kavramların ve gelişmelerin hepsi son günlerde birer bilimkurgu fantezisi olmaktan çıkıp yaşamın içindeki gerçekliklere dönüşüyorlar. Özellikle yapay zeka uygulamaları bu anlamda en çok öne çıkan gelişme sanırım. İyimser bir tahminle 20 yıl içinde günlük yaşamımızda, yukarıda saydığımız teknolojik gelişmeleri kullanmaya başlayacağız ve doğal olarak bu teknolojilerin hoşumuza gitmeyen sonuçları da olacak.

     Yıllar önce cep telefonları ülkemize ilk kez geldiğinde orta yaş üstü birçok insan, bir yandan sohbetlerinde teknolojiye karşı olduklarını söylüyor diğer yandan ellerindeki telefonda çocuklarına mesaj atıyorlardı. On yıl sonra “Bakalım kaç paraymış Bodrum biletleri” diyerek ellerindeki akıllı telefonlardan uçak biletlerine bakmaya başladılar. Ardından torunlarla görüntülü bağlanarak özlem gidermek, günlük ve sıradan bir teknoloji oldu. Çok yakında da buzdolaplarının biten domatesi algılayıp sipariş vermesine de şaşırmayacaklar.

     Aslında bence “Domates mi kaldı kardeşim, nerede o eski kokulu domatesler, her şey yapay, teknolojiyi bu işlere sokmayacaklardı” dedikten sonra, elektronik posta kutularına gelen elektrik faturalarının otomatik ödeme dekontuna şöyle bir göz atmak, neresinden bakarsanız bakın ironiktir.

     Teknoloji insan evladının hayatının artık vazgeçilmez bir parçası. Her geçen gün gelişiyor. Bizler de getirdiği konforu görünce teknolojiyi - o olmadan nasıl bir dünyada yaşadığımızı unutacak kadar- hayatımıza dahil ettik.

     Bu kabullenme doğal ritminde devam edeceğine göre benim aklıma - özellikle yapay zeka ile ilgili- takılanlar sizin de aklınıza takılsın diye bu yazımda en temel sorularımı sizinle paylaşmak istedim.

Hayatının son çeyreğindekiler değil, ancak bugünün gençleri, 10 yaşındaki oğlumun refah içinde bir Türkiye’de yaşayabilmesi için, bu yeni endüstri devriminde karşımıza çıkması muhtemel zorluklara karşı akıl yürütmeye başlasalar hiç fena olmaz değil mi?

İşte sorularım; Yapay zeka algoritmalarını ilk önce kullanacak beş sektör hangileri olacak? Yapay zeka hangi beş yeni sektörü yaratacak? Bu sektörlerde çalışacak iş gücünün hangi bölümlerden mezun olması ve hangi becerilere sahip olması beklenecek? Yapay zeka ile toplumsal dengeleri bozacak kadar çok insan kısa sürede işlerini kaybedebilir mi? Yoksa işletmeler yumuşak bir geçiş süreci ile yeni çalışan alımını durdurup, bu süreci uzun zamana yayıp, acıyı azaltarak atlatmak mı ister? Yapay zeka ile işsiz kalan insanlar için devlet nasıl bir strateji geliştirmelidir? Akşam kursları ile işsiz kalanları yeni becerilerle donatmak işe yarar mı? Bunun için yeterli öğretmen, bu kurslardan mezun olacak kadar temel eğitime sahip insan kaynağımız var mı? Tamamen yapay zeka ile işletilen, neredeyse insan girişimine ihtiyaç duymayan bir şirkete sahip olan bir patron, günlük hayatını hangi aktivitelerle doldurur? Yapay zeka ile bezenmiş insansı robotlar yaşlı bakımında ne kadar etkili olabilir?

Daha soracak çok soru var değil mi?

  Haydi, şimdi biraz da siz düşünün!

  Güzel bir gelecek umuduyla...

<