İNOKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık Rekabet.net'e konuştu

İNOKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık;
“Koronavirüs sürecinden sonra Türkiye tedarikçi ülke olabilir”
“Herkes birbirine bakarak rekabet edecek. Bu durum yenilikçiliği tetikleyecek”
“Ticaret anlayışı değişti. Ülke olarak e-ticaret ve pazarlamayı öğrenmek zorundayız”
“Türkiye’de ve dünyada ani bir işsizlik yaşanabilir”
“Sektör itibariyle Nisan/Mayıs’ta yüzde 40 oranında bir kaybımız var”

İNOKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık Rekabet.net'e konuştu
- A +

Özge Comba Alkış

Dünyayı ve Türkiye’yi etkisi altına alan koronavirüs, birçok değişikliği de beraberinde getirdi. Ekonomi, ticaret ve turizm bu durumdan olumsuz etkilenen sektörlerin başında yer aldı. Türkiye’de binlerce şirket kapandı, fabrikalarda üretim durdu. Birçok şirket devlet desteğiyle varlığını sürdürmeye çalışırken, çalışma hayatında da bazı firmalar  ‘evden çalışma’ sistemini benimsedi. Tüm bunlara ek olarak yaşanan bu salgın değişen dünya düzenin adı da oldu. Tüm sektörlerde dijitalleşme ön plana çıkarken, uluslararası ticarette de “e-ticaret” ön plana çıktı.

 

Dünya markası olma yolunda attığı hızlı adımlarla bunu kısa vadede başaran ve Türkiye’nin endüstriyel mutfak sektöründeki prestijini tüm dünyaya yayan İNOKSAN’da koronavirüs etkisini hisseden isimlerden oldu.  Tüm yaşanan bu süreçleri ve değişen dünya düzenini Rekabet.net olarak İnoksan Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık ile konuştuk.

Varlık; Türkiye’nin bu süreçten pozitif yönde çıkabileceğinin altını çizerken, Türkiye’nin lider yetiştirmesi gerektiğini savundu. Varlık; “Türkiye’de ve dünyada ani bir işsizlik yaşanabilir, ülke olarak e-ticaret ve pazarlamayı öğrenmek zorundayız” dedi.

Çarpıcı açıklamalar yapan Varlık ile yaptığımız röportajın ayrıntıları;

“Turizm durunca biz de durduk”

Türkiye’nin endüstriyel mutfak sektöründeki prestijini tüm dünyaya yayan İnoksan, yaşadığımız bu zorlu süreçten nasıl etkilendi?

“En çok etkilenen sektörlerden biriyiz. Turizm ve yiyecek/içecek sektörleri durunca bizim de işlerimiz durdu. Aynı şekilde yemek sanayileri ve fabrikaların da Mart, Nisan ve Mayıs aylarında kapanması bizim sektörü olumsuz etkiledi. Sadece sağlık kuruluşları hizmet vermeye devam etti. Dolayısıyla bizim yiyecek/içecek pazarında müşteri siparişi almamız imkansız hale geldi. Ama biz bu arada işimize davam edebildik. Daha önceden aldığımız siparişlerimizle idare ettik. Bu arada kısa çalışma ödeneği sisteminden de yararlandık. Tam kapasiteyle değil yarı kapasiteyle çalıştık. Sektör itibariyle Nisan/Mayıs’ta yüzde 40 oranında bir kaybımız var… Zaten bütün sektörler de bu rakam aşağı yukarı aynı oranda seyrediyor.”

“DIŞ PAZAR UMUT VERİCİ”

YURTDIŞI SİPARİŞLERİNİZDE DURUM NE OLDU?

“Yurtdışından aldığımız siparişler bizim için bir şans oldu. Nisan ayına kadar gelen siparişlerimizi yaptık. Ama yurtdışından gelen siparişler de Mayıs başından itibaren durdu. Şimdilerde yeni yeni hareketlenmeye başlıyoruz. Haziran ayından itibaren başlayacak normalleşme bize de pozitif olarak yansıyacaktır. Dış Pazar umut verici…”

“TÜRKİYE TEDARİK ÜLKESİ OLABİLİR”

Türkiye bu dönemde koronavirüsle verdiği mücadele ve yaptığı yardımlarla adından söz ettirdi. bu durumun yansıması nasıl olur?

“Çin bir dünya markası… Bütün dünya oradan alışveriş yapıyor. Ama yaşanan bu olaylardan sonra Türkiye’nin bir tedarik ülkesi olma şansının yükseleceğini umut ediyorum. Çin’deki kaybı ülke olarak telafi edebiliriz. Çünkü sağlıkta yakaladığımız başarı ve yardımlarımız bize, sanayide, ticarette ve ilişkilerimizde de yansıyacaktır.”

“PAZARLAMAYI ÖĞRENMELİYİZ”

SİZCE DIŞ TİCARET KONUSUNDA TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK EKSİĞİ NEDİR?

“Özellikle dijital çağda yaşadığımızı düşünürsek pazarlama konusunda iyi çalışmamız gerekiyor. Üreticilerin artık Türkiye ile yetinme alışkanlığını bırakması şart… Dünya çok büyük bir pazar… Üreticilerimiz çok kabiliyetli ama pazarlama kültüründe sıkıntı yaşıyoruz. Uzun yıllardır Türkiye’yi tanıtma sıkıntısı yaşıyorduk bunu aştık. Şimdi aynı şirketler pazarlama yapacak. Kendi mallarını dünyaya tanıtma yollarını bulacaklar ki bu artık yaşadığımız dönemde çok kolay hale geldi. Bu iş için profesyonel insanları kadrolarına dahil etmeleri gerekiyor. Artık üretmek yetmiyor satabilmek de gerekiyor. Ticaret anlayış değişti.”

“e-Ticaret patlama yapacak”

TİCARET ANLAYIŞI DA DEĞİŞTİ. BU DURUMA UYUM SAĞLAYABİLECEK MİYİZ?

“Daha önceden kimse e-ticareti önemsemiyordu. Ama artık insanlar bu şekilde alışveriş yapmaya alıştı. Mecburiyetle birlikte bu iş daha da büyüdü. Hepimiz e-ticareti öğrenmek zorundayız. Bütün şirketler olarak dijital dünyada pazarlamayı ve e-ticareti başarmak zorundayız. Tek yol bu… Şimdi artık makineler ve daha büyük siparişler evimize gelecek. Değişen dünyada artık insan ilişkileri daha az olacak.”

“DÜNYAYLA REKABET EDECEĞİZ”

Koronavirüs süreci ve beraberinde gelen değişiklilerden Rekabet nasıl etkilenecek?

“Pazar daraldı. Ülkeler arasındaki ilişkiler koptu. Endişe büyük… Artık bir taraftan kendi içimizde rekabet ederken diğer yandan da dünyayla rekabet edeceğiz. Kimsenin pazarı kendisine yetmeyecek. Ürünler ve çalışma şekli değişecek. Herkes birbirine bakarak rekabet edecek. Bu durum yenilikçiliği tetikleyecek. Etik çalışmayı öğretecek. Her dönem bir şey öğreniyoruz. Kimse kimsenin ayağına basamayacak.”

“BÜYÜK BİR İŞSİZLİK YAŞANACAK

TÜM BU SÜREÇ ÇALIŞAN KESİMİ NASIL ETKİLEYECEK?

“Biz bu dönemde hiç işçi çıkarmadık. Zaten yasal olarak 3 ay işçi çıkarmama koşulu vardı. Böyle bir duruma da ihtiyaç duymadık. Ama görünen o ki Türkiye’de ve dünyada bir anda işsizlik yaşanacak. Ayakta kalabilmek için maalesef böyle bir talihsizlik meydana gelecek. Pazar çok küçüldü. Devlet desteği ile ayakta kalındı. Bu süreçte Türkiye’de 16 bin işletme kapandı. Bu süreç devam edecek. Ama ümidim Haziran sonrası hayata yeniden çok hızlı başlayacağız. Hızlı bir ticaret akışı olacak. Yaşanan işsizlik sonrası yeniden toparlanma olacaktır. İnsanlar önce kendisini düşünmeli… Sağlık kurallarına uymazsak bedelini ağır öderiz.”

“LİDERLER YETİŞTİRMELİYİZ”

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

“Türkiye’nin en büyük sorunu liderlik… Okullarımızda, ailemizde, işletmelerde lider yetiştirmeliyiz. Liderler ülkeyi güzel yönetirse, evin içindeki liderler aileyi doğru yönetirse, işletmedeki liderler doğru strateji oluşturursa o ülkeyi kimse tutamaz. Ama liderleri doğru yetiştirmemiz şart… İşletmenin müdürleri ve patronlarının liderlik yapmayı öğrenmesi lazım. Rekabet anlayışını geliştirmeleri lazım. Ama ülkeyi, aileyi, şirketi tek bir kişi yönetiyor. Liderleri çoğaltmamız gerekiyor. Özellikle bu dönemde bütün işverenlerin ve profesyonel genel müdürlerin büyük bir sorumluluk duygusu içinde, çalışanlarının sorumluluklarını taşıdıklarını unutmadan o insanları işsiz bırakmamak için çok gayretli olmaları lazım.”

“BÜTÜN MESELE PAZAR”

ÜRÜNLERİNİZDE HERHANGİ BİR DEĞİŞİKLİK DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

“Biz daha çok anahtar teslim proje işi yapıyoruz. Dolayısıyla mutfak işi komple devam edecek. Pişiriciler, soğutucular gibi bireysel ürünlerin üretimini de sürdüreceğiz. Yurtdışında da 80’e yakın ülkede temsilciliklerimiz var. Mağazalara ürün gönderiyoruz. Ama çoğunlukla otel, fabrika, sağlık tesislerine götürüp komple mutfak kuruyoruz. Bu talepler de yavaş yavaş gelmeye başladı. Bütün mesele pazara ulaşmak…”

“YARATICILIK GELİŞTİ”

KORONAVİRÜS BİRÇOK DEĞİŞİKİĞİ DE BERABERİNDE GETİRDİ BU KONUYA NASIL BAKIYORSUNUZ?

“Koronavirüs döneminde şirketler bol bol düşünme ve yeni stratejiler üretme fırsatı buldular. Yeni çareleri keşfettiler. Ben inanıyorum ki bu süreçten sonra bütün işletmeler çok güzel işler ortaya çıkaracak. Korkma, hırslanma ve endişelenme yaratıcılığı geliştirir.

EVDEN ÇALIŞMA İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZ NELERDİR?

“Daha önce evden çalışmak kavramı bize garip gelirdi. Ama koronavirüs evden çalışmanın olabileceğini de gösterdi. Tabi bu özellikle beyaz yakalılar için geçerli…”

Rekabet.net

 

Yorum Ekle

İlgili Haberler

<