İHKİB BAŞKANI MUSTAFA GÜLTEPE; “İlave vergilerin kaldırılmasını, daha önce uygulanan oranların da sektörün elini güçlendirecek şekilde gözden geçirilmesini bekliyoruz.”

Rekabet.net’e konuşan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe;
“İhracatımız Mart’ta yüzde 27,4, Nisan’da yüzde 61,6, Mayıs’ta ise yüzde 48,2 daraldı” dedi. Kumaş ve iplikte gümrük vergilerinin artırıldığına dikkat çeken Gültepe, “İlave vergi maliyetlerimizi arttırdığı için küresel pazarlarda rekabet şansımızı azaltıyor” şeklinde konuştu.

İHKİB BAŞKANI MUSTAFA GÜLTEPE; “İlave vergilerin kaldırılmasını, daha önce uygulanan oranların da sektörün elini güçlendirecek şekilde gözden geçirilmesini bekliyoruz.”
- A +

Özge Comba Alkış

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına alan pandemiden en çok zarar gören sektörlerin başında tekstil yer aldı. Ülkeler sipariş vermeyince tekstil sektörü üretime ara vermek zorunda kaldı. Şimdilerde üretime yeniden başlayan sektör, kayıplarını telafi etmek için var gücüyle çalışmalarını sürdürüyor.

1986 yılında kurulan, ağırlıklı olarak İstanbul ve çevresinde yerleşik 7 binin üzerinde üye firması bulunana İHKİB Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının %75’ini gerçekleştiriyor.

Rekabet.net sektörde söz sahibi olan İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe ile gerçekleştirdiği röportajda sektörün nabzını tuttu…

“PANDEMİNİN ETKİSİNİ ÇOK ŞİDDETLİ HİSSETTİK”

Pandemi sürecinde sektörünüz nasıl etkilendi?

“2019’u 17,7 milyar dolar ihracat ile kapatan hazır giyim endüstrisi 2020’ye de çok iyi bir başlangıç yaptı. Ocak - Şubat dönemini geçen yıla göre yüzde 7 ihracat artışı ile tamamladık. Salgın nedeniyle önce Avrupa ardından ABD olmak üzere dünya ekonomilerinin kapanmasının olumsuz etkilerini Mart ayından itibaren çok şiddetli hissettik. Siparişler iptal edildi, üretimi tamamlanmış ürünler depolarımızda kaldı. İhracatımız Mart’ta yüzde 27,4, Nisan’da yüzde 61,6, Mayıs’ta ise yüzde 48,2 daraldı. İlk 5 ayı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,1 ekside kapattık. Salgın döneminde iç pazarda da mağazalar kapalı olduğu için ciddi bir daralma ile karşı karşıya kaldık. Fabrikaların büyük bölümü üretime ara verdi. Bazı firmalarımız ise hem ülkemizde hem de dünyada çok yoğun talep olan maske ve tulum gibi koruyucu kıyafet üretimine başladı. Ürettiğimiz maske ve koruyucu giysiyle hem ülkemizin ihtiyacını karşıladık hem de dünyada milyonlarca insanın imdadına yetiştik.”

“İHRACAT REKORUMUZA RAĞMEN GEÇEN YILA GÖRE EKSİDEYİZ”

Türk hazır giyim sektörünün en büyük pazarı konumundaki Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada hazirandan itibaren normalleşme başladı. Normalleşme sizin ihracatınıza nasıl yansıdı?

“Özellikle son iki ayda tahminlerimizin üstünde bir başarı gösterdiğimizi söyleyebilirim. Avrupa merkezli hazır giyim markalarının depolarımızda bekleyen siparişlerinin büyük bölümünü çekmeleri haziran ihracatımıza pozitif yansıdı. Haziran’ı yüzde 25 ihracat artışı ile kapattık. Temmuz’da da beklediğimizin çok üstünde bir performans sergiledik. Biz temmuzu en iyimser tahminle geçen yılın aynı ayı ile başa baş kapatacağımızı öngörüyorduk. Sektör olarak çok daha iyisini yaptık. Temmuz ihracatımız yüzde 8,4 artışla 1 milyar 812 milyon dolara yükseldi. Aylık ihracatta ilk kez 1,8 milyar dolar çıtasının üzerine çıktık. Bir başka ifade ile tüm zamanların en yüksek aylık ihracatını gerçekleştirerek yeni bir rekora imza attık. Haziran ve temmuz aylarındaki artışa rağmen 7 aylık ihracatta geçen yıla göre hâlâ yüzde 15,3 eksideyiz.”

“MASKE İHRACATINDA REKOR KIRDIK”

Temmuz ayındaki rekorda maske ve koruyucu giysi ihracatının da payı var mı?

Kesinlikle var… Maske ve koruyucu giysinin rekorda çok ciddi katkısının olduğunu söylemem gerekiyor. Temmuzda 197,4 milyon dolarlık koruyucu giysi ve maske ihraç ettik. Maske ve koruyucu giysi ihracatından 7 ayda elde ettiğimiz gelir ise 756 milyon dolara ulaştı. Ocak - Temmuz döneminde 603,5 milyon dolarlık koruyucu giysi, 114,1 milyon dolarlık tıbbi maske, 38 milyon dolarlık da bez maske ihracatı gerçekleştirdik.”

“YÜZDE 5/10 KAYIPLA TAMAMLAYABİLİRZ”

Türk moda endüstrisi olarak 2020 sonu için öngörünüz nedir?

2019’u 17,7 milyar dolar ihracat ile kapatmıştık. Bu yıl o seviyeye ulaşamasak bile 2020’yi geçen yıla göre yüzde 5 – 10 kayıpla tamamlayacağımızı öngörüyoruz.

“HEDEF PAZAR ABD”

Küresel ekonomilerde salgınla birlikte ‘yeni normal’den, yeni parametrelerden söz ediliyor. Yeni dönem Türk Moda Endüstrisi için ne tür fırsatlar ya da riskler barındırıyor?

“Salgın sonrasında tedarik zinciri yeniden şekilleniyor. Yeni dönemde küresel markalar ürünlerini yakın coğrafyalardan tedarik edecekler. Bu durumun Türkiye’yi özellikle Avrupa’da avantajlı konuma getireceğini düşünüyorum.  Avrupa’nın yanı sıra ABD’de de büyük bir potansiyel var. Hedef pazarlarımız arasında yer alan ve yılda 100 milyar doların üzerinde hazır giyim ithalatı bulunan ABD’nin Çin ile ticaret savaşı nedeniyle Türkiye’ye bir yönelim olacağını öngörüyoruz. Hazır giyim ihracatımız 7 ayda yüzde 15,3 azalırken aynı dönemde ABD’ye ihracatımızda 17,6 artış gerçekleştirdik. ABD’ye ihracatımıza aylık olarak baktığımızda haziranda yüzde 213, temmuzda yüzde 53 civarında bir artış görünüyor. Veriler ve önümüzdeki fırsatlar bu ülkeye yıllık ihracatımızı en kısa sürede 1,5 milyar dolara çıkarabileceğimizi gösteriyor. Biz orta ve uzun vadede ABD pazarından 5 milyar dolar pay alabileceğimize inanıyoruz ve hazırlıklarımızı bu hedef doğrultusunda yapıyoruz.”

"KREDİ TAAHHÜTLERİNİN ÖTELENMESİNİ İSTİYORUZ"

 Salgının etkilerini azaltmak için tüm dünyada reel sektöre ciddi destekler verildi. Siz bu süreçte yeterli desteği alabildiniz mi?

"Hazır giyim ve konfeksiyon Türkiye için stratejik bir sektör. Katma değerli üretim yapıyoruz, insanımıza iş sağlıyor, ülkemize döviz kazandırıyoruz. Bu sektörü gözümüz gibi korumak zorundayız.

Unutulmamalı ki zorlu dönemlerde firmalar için finansman hayati önem kazanıyor. Biz SGK primi ve vergi ödemeleri gibi kamu alacakları ile kredi taahhütlerinin 1 yıl ötelenmesini sektör adına en ideal çözüm olarak görüyoruz. Beklentimizi tam olarak karşılamamakla birlikte kredi ödemelerinin üç ay ötelenmesini olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz. Ayrıca Kısa Çalışma Ödeneği’nden çıkan firmaların sigortalı ve işveren paylarının üç ay süreyle İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanmasını öngören düzenlemeyi de sektöre destek adına çok önemsiyor ve emeği geçenlere teşekkür ediyoruz."

 “İLAVE GÜMRÜK VERGİLERİ REKABET ŞANSIMIZI AZALTIYOR”

 İlave vergiler hakkında ne düşünüyorsunuz?

"Türkiye hazır giyimde entegre altyapıya sahip bir ülke. Hammadde ve ara mal ihtiyacımızın yüzde 85’ini yurt içinden tedarik edebiliyoruz. Türkiye’de üretimi olmayan ürünleri ise yurt dışından getiriyoruz. İşte bu kategoride yer alan fermuar, düğme ve çıtçıt gibi aksesuar ürünlerinin ithalatına Eylül’e kadar geçerli olmak üzere ilave gümrük vergisi getirildi. Kumaş ve iplikte de gümrük vergisi yükseltildi. İlave vergi maliyetlerimizi arttırdığı için küresel pazarlarda rekabet şansımızı azaltıyor. Biz bu ilave vergilerin kaldırılmasını, daha önce uygulanan oranların da sektörün elini güçlendirecek şekilde gözden geçirilmesini bekliyoruz.”

 Rekabet.net

Yorum Ekle

İlgili Haberler

<