Bursa'dan dünyaya 'otopark' ihraç ediyorlar

Bursalı firma, ABD'den İngiltere'ye, Suudi Arabistan'dan Moğolistan'a kadar 56 ülkeye, bu coğrafyalara özgü koşulları da dikkate alarak otopark sistemleri üretip satıyor.

Bursa'dan dünyaya 'otopark' ihraç ediyorlar
- A +

Bursa'nın merkez Nilüfer ilçesinde faaliyet gösteren bir firma, 56 ülkeye teknolojik otopark sistemleri ihraç ediyor.

Çalı Sanayi Bölgesi'ndeki fabrikada üretimini sürdüren şirket, yurt içine ve ABD'den İngiltere'ye, Suudi Arabistan'dan Moğolistan'a birçok ülkeye, bu coğrafyalardaki araç tipleri, iklim koşulları ve sosyolojik durumlarına göre otopark sistemleri üretiyor.

Firma, kişiye özel tasarlanan sistemlerle otomobil tutkusu olan müşterilerinin de hayallerini gerçekleştiriyor.

Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Şener, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 30 yıldır araç servis lifti ürettiklerini söyledi.

Bir müşterinin, araç park yeri bulamaması nedeniyle lifti otopark olarak kullanıp kullanamayacağını sorması üzerine bu fikrin oluştuğunu aktaran Şener, "Bunu araştırdık, dünya çapında incelemeler yaptık. Tesadüf eseri yine New York'ta gezerken bir müşterinin bu konuyla ilgili olan ihtiyacı, bizi bu ürünleri üretmeye başlangıç noktasına getirdi." dedi.

"Futbola Şampiyonalar Ligi'nden başladık"

Şener, ilk siparişi de ABD'den aldıklarını dile getirdi.

"Tabiri caizse biz futbola Şampiyonlar Ligi'nden başladık." ifadesini kullanan Şener, ardından İngiltere ve Batı Avrupa ülkelerine otopark sistemi sattıklarını söyledi.

Şener, 56 ülkeye ihracat gerçekleştiren bir seviyeye geldiklerine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Ülkenin yapısına, araç tiplerine, iklim koşullarına, oradaki insanların sosyolojik durumlarına göre farklı çözümlerimiz var. 20'den fazla tipte makine üretiyoruz. Bunların alt bölümleriyle beraber üretim yelpazemizde 70'ten fazla tipte makinemiz var. Rusya için üretilen makine ile Suudi Arabistan için üretilen makine hem teknik hem de fiziki olarak aynı değil."

"Araba evcil hayvan gibi peşinden gidiyor"

Cüneyt Şener, bazı müşterilerinin kendilerinden ilginç taleplerde bulunduğunu ve son olarak İngiltere'ye ihracat yaptıklarını ifade ederek, şöyle devam etti:

"12 makinelik bir araç otoparkı, tam otomatik bir sistem. Londra'nın merkezinde kendisi çok büyük olmayan bir ev aldı ama çok pahalı tabii. Londra'da bir ev şu anda 160-170 milyon pound. Bu evin içinde sadece iki araçlık otoparkı var ama kendisinin 12 araçlık bir Ferrari koleksiyonu bulunuyor. Bu koleksiyonu evinin içinde muhafaza etmek istiyor. Evin içine özel bir otopark sistemi dizayn ettik. Bu koleksiyonda bir aracı var ki onun için de dünya için de çok değerli. Londra'daki müşterimizin 1948 model Ferrari'si var. Müşterimiz, 'Sabah kalktığımda bunu görmek istiyorum, spor yaparken bu arabayı görmek istiyorum, birinci katta ailemle yemek yerken bunu görmek istiyorum. Böyle bir hayalim var' dedi. Biz de 5 katlı binanın her katına yüz tanıma sistemi yerleştirdik. Müşterimiz hangi kata giderse makine, onun yüzünü tanıyor, arabayı adeta bir evcil hayvan gibi onun peşinden getiriyor ve o katta onun karşısına çıkartıyor. Müşterimize böyle bir mutluluk sunduk. Yani burada sadece otopark sistemi yapmıyoruz, aynı zamanda onun kişisel mutluluğuna da katkı sağlıyoruz."

Makineye entegre bomba tarama modülü koyduk"

Şener, yine İngiltere'de Amerikan Büyükelçiliğinin bulunduğu Embassy Gardens Projesi'nin ihalesini aldıklarını vurguladı.

Büyükelçilik yerleşkesine yaklaşık 400 araçlık otopark sistemi kurduklarını aktaran Şener, "Araçların kendi güvenlik sistemlerini makinelere entegre ettik. Bu güvenlik sistemleri farklı, özel dizayn edilmiş sistemler. Bütün araçların özelliklerine, müşterimiz tarafından talep edilen güvenlik ihtiyacına göre farklı sistemlerimiz var." ifadelerini kullandı.

Şener, Irak'ta makineye entegre bomba tarama modülü, Belçika'da ise araç yağ veya su akıtma sistemine sahip otoparklar yaptıklarını anlattı.

Her ülkenin şartlarının farklı olduğuna dikkati çeken Şener, "Suudi Arabistan'da aracı güneş altında pişirmeden, Rusya'da aracı buz gibi donmadan teslim etmek zorundayız." dedi.

İnsanların park yeri bulmak için uzun zaman harcadığını vurgulayan Şener, şunları kaydetti:

"Trafikte ana arterler haricinde gezen araç sürücülerinin yaklaşık yüzde 30'u sadece park yeri arıyor. Bu şu demek; park sorununu çözdüğünüz anda trafik sorununu çözeceksiniz ve insanlara konforlu bir hayat vereceksiniz. Parklanma alanlarını da düz ayak, çevresel etkenlerden uzak yerlere taşıdığımız zaman da yeşile daha çok yer ayıracağız. Daha az park yeri arayarak, daha az karbon emisyonu ve daha duyarlı bir çevre ortamı oluşturacağız. Hem gelecek nesillere, hem bizlere daha güzel bir çevre, daha sağlıklı bir toplum yaratacağız. O yüzden otopark, sadece otopark olmayacak kadar önemli bir konu."

AA

Yorum Ekle

İlgili Haberler

<