"Birilerinin iddia ettiği gibi tesadüf eseri değil"
Ankara'nın milli mücadelenin ardından başkent ilan edilmesinin, birilerinin iddia ettiği gibi tesadüf eseri olmadığını belirten Erdoğan, tarihinin her döneminde Ankara'nın, şehir kimliğini muhafaza etmiş bir yer olduğunu hatırlattı. "Ankara bir bozkır kasabasıydı" diyerek bu şehri küçümseyenlerin, onun gerisindeki parıltılı geçmişten habersiz olduklarını aktaran Erdoğan, "Devlet kuracak organizasyon kabiliyetine ulaşan Ankara Ahilerinin mücadelesi bile tek başına, bu şehri tarihte seçkin bir yere taşımaya yeter." değerlendirmesinde bulundu. Ankara Marşı'nın "Ankara Ankara güzel Ankara, seni görmek ister her bahtı kara, senden yardım umar her düşen dara" dizelerini okuyan Erdoğan, "Allah'ın izniyle Ankara kıyamete kadar mazlumların ümidi olmaya devam edecektir." ifadesini kullandı. Dünya şehri Ankara'ya layık olmaya çalıştıklarını vurgulayan Erdoğan, Ankara'nın, sadece devletin merkezi sıfatıyla sahip olduğu kamu gücünden ibaret olmadığını dile getirdi. Bunun yanında Ankara'nın, sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla, kültür ve sanatıyla, en önemlisi insanıyla Türkiye'nin parlayan yıldızı olduğunu belirten Erdoğan, "Bugün burada, Başkent Millet Bahçesi'nde bir araya gelen sizler, sadece Ankara'ya, sadece ülkemize değil, tüm dünyaya mesaj veriyorsunuz. Burayı, bu millet bahçesini kim yaptı? Murat Kurum kardeşimiz bakanken o burayı yaptı. Şimdi Murat Kurum nerede? İstanbul'da. Şimdi İstanbul'u kazanmak, Murat kardeşimize de yakışır." dedi.
Keçiören'de de Turgut Altınok'un birçok eserleriyle oraya damgasını vurduğunu kaydeden Erdoğan, en son Keçiören'de Atatürk Cumhuriyet Kulesi'nin açılışını yaptıklarını anımsattı.
Kalabalıkla birlikte "Tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatan, bir olacağız, iri olacağız, buradaki gibi kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız" sözlerini tekrarlayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bir asır önce düşman, Ankara'nın kapısına kadar dayanmıştı. Top seslerinin Ulus'taki Meclis'ten duyulduğu o zor günlerde ortaya konan güçlü iradenin yankıları hala sürüyor. Aynı irade, 15 Temmuz gecesi darbecileri sokaklara, meydanlara çıktıklarına pişman eden ruhun adıdır. Bu ruh, hem Milli Mücadele'yi zafere ulaştırdı hem Cumhuriyetimizi kurdu hem tüm demokrasi ve kalkınma atılımlarımıza ilham oldu. Çok partili siyasi hayata geçtiğimizden beri demokrasimizin başına kara bulutlar her toplandığında, baharı önce Ankara başlattı. Ülkenin her karışını ilmik ilmik ördüğümüz yatırımlarımızın hazırlıklarını Ankara'da yaptık. Milletimizin her bir ferdinin hayatına dokunan hak ve özgürlük reformlarımızı burada gerçekleştirdik. Cumhuriyetimizin 100'üncü yılına atıfla hazırladığımız 2023 hedeflerimizi Ankara'yla birlikte fiiliyata geçirdik. Şimdi burada bu meydanda, aynı hissiyatı, aynı heyecanı, ben şu katılımla aynı azmi görüyorum. Allah'ın izniyle, Ankara, Türkiye Yüzyılı'nın inşasına hazır. Türkiye Yüzyılı'yla, ülkemizi dünyanın devler ligine yükseltme mücadelemizde bizimle yol yürüyeceğinize inanıyorum."
Bunun için alandakilerden söz isteyen Erdoğan, "Ankara yanımızda olduğu müddetçe, yedi düvel karşımıza çıksa, evelallah yıkar geçeriz." diye konuştu.
"Ankara, gören herkesin hayranlık duyacağı bir şehir olmalıdır"
Nüfusu pek çok ülkeden fazla olan Ankara'nın, her şeyin en iyisine, en güzeline, en modernine layık olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Biz Ankara'yı, altyapısıyla, üstyapısıyla, şehir içindeki ve kırsaldaki mahalleleriyle, Türkiye Yüzyılı'na hazırlamayı vadediyoruz. Başkentimizi, içinde oturanlarının ve çalışanlarının huzurla 'işte benim şehrim' diyeceği konuma getirmek arzusundayız. Sadece bu değil, Ankara, buraya gelen ve gören herkesin hayranlık duyacağı bir şehir olmalıdır, bu potansiyele de ziyadesiyle sahiptir. Caddeleriyle, parklarıyla, ulaşımıyla, altyapısıyla, sosyal ve kültürel donatılarıyla hep birlikte gurur duyacağımız bir Ankara'nın peşindeyiz. Çok mu şey istiyoruz? Hayır, hepsi mümkün. Bölgesinin ve dünyanın yükselen yıldızı Türkiye'ye yakışır bir başkent için 31 Mart'ta her şey ayağımıza geliyor." Alandakilere "31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız, kararlı mıyız, gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız, Ankara'yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı'nın renkleriyle boyamaya var mıyız?" sorularını yönelten Erdoğan, kalabalığın hep bir ağızdan verdiği "evet" yanıtlarının ardından, "İşte benim gönlümün sultanı Ankara budur. Ramazanın bayramı gelmeden, 31 Mart'ı milli irade bayramı haline getirecek Ankara budur." düşüncesini dile getirdi.
Demokrasi ve kalkınma yolculuğunun, hem uzun hem de meşakkatli olduğuna dikkati çeken Erdoğan, Türkiye'nin bu bakımdan talihsiz kesintiler yaşadığını ifade etti.
Erdoğan, Cumhuriyet dönemi boyunca kaybedilen hazine değerindeki yılların telafisinin, ancak son 21 yılda mümkün olabildiğine dikkati çekerek, Ankara'nın, tüm bu süreçlerin en yakın şahidi olduğunu söyledi.
Türkiye'yi büyütmek ve güçlendirmek, milletin hak ve özgürlüklerini genişletmek, insanların refahını artırmak için attıkları her adımda, gizli açık birçok engellemeyle karşılaştıklarını belirten Erdoğan, "Bunların bir kısmını dal budak salmadan bertaraf ettik, bir kısmının üstesinden bedel ödeyerek geldik. Emperyalistlerin ülkemizi dizleri üzerine çökerterek kendilerine tabii kılmak için sahneledikleri oyunlara, maalesef, içeriden destek veren figüranlar da çıktı. Bu aparatlar, kimi zaman vesayet, kimi zaman terör örgütü, kimi zaman darbeci, kimi zaman siyasi, sosyal veya ekonomik tetikçi kisvesiyle arzı endam etti." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Meşhur hikayedir; gövdesine ardı ardına balta darbeleri inen ağaç, duruma şöyle bir bakıp 'sapı bendendir' diye hayıflanmış. Ülkemizin demokrasi ve kalkınma hamlelerine çelme takanların çoğu işte aynı hissiyatı taşıyor. En azından kağıt üzerinde bu ülkenin siyasetçisi, sivil toplum temsilcisi, medya mensubu, sosyal medya kullanıcısı olduğu halde, gece gündüz Türkiye aleyhinde çalışanlar var. Kimi zaman üzüldüğümüz, kimi zaman öfkelendiğimiz bu tiplerle uğraşmak, bizi bir hayli yorsa da yolumuzdan alıkoymadı. En çok da ana muhalefet partisi CHP'nin takındığı tutum, ülkemiz adına endişe vericidir. Bu partinin tek parti faşizmi döneminde işlediği ve milletimizin kalbinde derin yaralar açan günahlarını bir kenara koyuyorum. Sadece son 21 yılda, bu parti, bir dönem vesayetin sözcülüğünü yürüttü. Bu parti, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin taşeronluğunu üstlendi. Bu parti, bir dönem PKK'nın ve Suriye'deki uzantılarının savunuculuğuna soyundu. Bu parti, her dönem Amerika'nın, Avrupa'nın, Türkiye husumetiyle maruf uluslararası kuruluşların sesi oldu."



YORUMLAR (0)
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın