"AB-Türkiye Ekonomik ve Ticari İlişkiler" paneli

Ticaret Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Halil İbrahim Şener:
"Gümrük Birliği'nin güncellenmesi kapsamında ülkemiz tarafından sağlanacak açılımlar, AB ile tercihli ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra kapsamlı serbest ticaret anlaşmalarının ekonomiye akdedilmesi hedefimizle de örtüşmektedir"
"Gümrük Birliği'nin hem Türkiye hem AB için önemli yararları olmuştur."

"AB-Türkiye Ekonomik ve Ticari İlişkiler" paneli
- A +

Ticaret Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Halil İbrahim Şener, "Gümrük Birliği'nin güncellenmesi kapsamında ülkemiz tarafından sağlanacak açılımlar, AB ile tercihli ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra kapsamlı serbest ticaret anlaşmalarının ekonomiye akdedilmesi hedefimizle de örtüşmektedir." dedi.

Şener, AB Bilgi Merkezi Koordinatörlüğünde, İktisadi Kalkınma Vakfı ve Kocaeli Sanayi Odası (KSO) iş birliğinde, KSO konferans salonunda düzenlenen "Küresel Ekonomik Gelişmeler Işığında AB-Türkiye Ekonomik ve Ticari İlişkiler" başlıklı panelde, "Türkiye-AB Gümrük Birliği'nin Güncellenmesi" konusunda bilgi verdi.

"Ticaret hacmimiz 5,5 katına çıktı"

Gümrük Birliği'nin hem Türkiye hem AB için önemli yararlar sağladığını vurgulayan Şener, "23 yıllık süreçte, ticaret hacmimiz 5,5 katına çıkarak 2018'de 165 milyar dolara ulaşmıştır. Türkiye, AB'nin en önemli ticari ortakları arasındadır. İhracatta altıncı, ticari hacminde de beşinci konumunda. Gümrük Birliği yürürlüğe girmeden önce bu sayıların 12 olduğunu düşündüğümüzde ne kadar ilerleme kaydettiğimizi anlayabiliriz." diye konuştu.

"Gümrük Birliği'nin, Türkiye ekonomisine en önemli faydalarından birisi, doğrudan yabancı yatırımlarda artış olmasıdır." diyen Şener, gerek sanayi ürünlerine AB pazarına gümrüksüz giriş imkanı, gerekse müzakerelerin başlamasının Türkiye'ye yapılan yabancı yatırımların artmasına neden olduğunu belirtti.

Gümrük Birliği güncellenmesi süreci hakkında da bilgi veren Şener, şöyle konuştu:

"23 yıllık süre zarfında dünya ticaret sistemi değişti. Başta AB olmak üzere ülkelerin ikili ve bölgesel ticaret anlaşmalarına yönelik eğilimi güçlendirdi. AB, Kanada, Japonya gibi ülkeler de sadece mal ticareti değil, hizmetler, kamu alımları gibi yeni alanlara yöneldiler. Gümrük Birliği güncellenmesi süreci kapsamında Ocak 2014'te ilk defa komisyonlar temaslarda bulunmuş. Siyasi ve teknik görüşmeler sonrasında 12 Mayıs 2015'te müzakere çerçeve belgesi üzerinde uzlaşmaya varılmıştır."

Şener, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi kapsamında Türkiye tarafından sağlanacak açılımların, AB ile tercihli ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra kapsamlı serbest ticaret anlaşmalarının ekonomiye akdedilmesinin ülke hedefleriyle örtüştüğünü ifade ederek, şunları kaydetti:

"Özellikle kamu alımları ve hizmet ticareti fonlarında yapılacak açılımlar, hedefimizi kolaylaştıracaktır. Ülkemizi, bahse konu serbest ticaret anlaşmaları için daha hazır hale getirecektir. Gümrük Birliği ile bugüne kadar sanayi ürünlerinden sağlanan liberasyonun getirdiği verimlilik artışı ve rekabetçilik, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve aktif ticaret anlaşmaları politikalarıyla tüm ekonomiye yayılacaktır."

"Birleşik Krallık'a 11 milyon 113 bin dolarlık ihracat yapıldı"

KSO Yönetim Kurulu ve İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da konuşmasında, Birleşik Krallık'ın, AB içinde Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı ikinci ülke olduğunu belirterek, 2018'de Birleşik Krallık'a 11 milyon 113 bin dolarlık ihracat yapıldığını aktardı.

Birleşik Krallık ile ticaretlerinin korunması ve geliştirilmesinin özellikle otomotiv, beyaz eşya ve tekstil sektörleri açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Zeytinoğlu, bugüne kadar, AB üyesi olan Birleşik Krallık ile ticari ilişkilerinin Gümrük Birliği kapsamında gerçekleştirildiğini kaydetti.

Zeytinoğlu, anlaşmasız Brexit durumunda, Birleşik Krallık Gümrük Birliği dışına çıkacağından ticaretlerinde aksamalar olmasının kaçınılmaz olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

"Brexit'in ertelenmesi ve AB ile anlaşmaya varılması Türkiye için de büyük önem taşıyor. Birleşik Krallık ile üyelikten ayrıldıktan sonra ilişkilerimizi düzenleyecek yeni bir ticaret anlaşmasına ihtiyaç var. Ancak bu anlaşmanın imzalanabilmesi için öncelikle AB'den ayrılma sürecinin netleşmesi gerekiyor. Ülkemizin AB ile ilişkilerinin geleceği açısından da Brexit'in etkilerinin doğru değerlendirilmesi son derecede önemli. Birleşik Krallık gibi dünyanın 5. ekonomisi ve önemli siyasi gücü olan bir üyenin AB'den ayrılması kuşkusuz AB'yi sarsacak ve reform ihtiyacını artıracak." 

Türkiye olarak bu gelişmeleri yakından izlemeleri gerektiğini ifade ederek, AB sürecini de gündemde tutmalarının öneminden bahseden Zeytinoğlu, bu kapsamda üyelik müzakerelerinin yeniden canlanması ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Moderatörlüğünü Prof. Dr. Sanem Baykal'ın yaptığı panelde, Hacettepe Üniversitesinden Prof. Dr. Arzu Akkoyunlu Wigley "Brexit'in Türkiye-Birleşik Krallık ve Türkiye-AB Ticaret İlişkileri Açısından Olası Sonuçları", Ford Otosan'dan Ali Utku Atalay "Brexit'in Türkiye-Birleşik Krallık Ticari İlişkileri Üzerindeki Etkileri" ve İktisadi Kalkınma Vakfı'ndan Doç. Dr. Çiğdem Nas "Türkiye-AB İlişkileri ve Gümrük Birliği" konularında bilgi verdi.

AA

Yorum Ekle

İlgili Haberler

<