Türk İstiklal Savaşı’nda Ekonomik Sıkıntılar (8)
Tekalif-i Milliye Emirleri


Mustafa Kemal Paşa, Türk milletini sadece canı ile değil malı ile de savaşa çağırıyordu.



İnönü savaşlarında Yunanlılar yenildi ama Türk ordusunun takip ve taarruz gücünden yoksun olduğunu anladılar. İngilizlerin para ve silah desteği ile yeni bir seferberliğe giriştiler. Türk ordusu mali güçlükler nedeniyle seferberlik ilan edemedi.

Kral Konstantin, 13 Haziran 1921’de Yunan ordusunun planladığı askeri harekât için İzmir’e geldi. Hedefleri Ankara’yı ele geçirmekti.

Yunan taarruzu 10 Temmuz’da başladı. Türk tümenleri Kütahya-Eskişehir Muharebeleri’nde şiddetli savaşlar yaptı. Karşı taarruz denemesinde dahi bulundu.

İnsan, araç ve gereç bakımından sayı üstünlüğüne sahip olan Yunan ordusu karşısında ağır zayiatlar verildi. Türk Ordusu, 1522 şehit(121’i subay), 4717 yaralı (267’si subay) ve 6236 “kayıp” verdi.

18 Temmuz 1921 günü Karacahisar’daki Batı Cephesi Karargâhına gelen Mustafa Kemal Paşa, Türk Ordusu’nun Sakarya’nın doğusuna çekilmesi emrini verdi. Afyon, Kütahya ve Eskişehir ve Bilecik’in düşman işgaline uğraması TBMM’de tartışmalara yol açtı.

Muhalif milletvekilleri TBMM Başkanı Mustafa Kemal’e: “Burada ne oturuyorsun, cepheye git, ordunun başına geç!” diye haykırırlarken, yenilgi durumunda kendisini siyaset dışında bırakmak istiyorlardı. Bir grup milletvekili ise Paşa ordunun başına geçerse kesin kazanırız diyorlardı. Bu ısrarlar üzerine kürsüye gelen Mustafa Kemal:

“Başkomutanlığı kabul ediyorum. Ordunun maddî gücünü en kısa zamanda artırmak, en yüksek seviyeye ulaştırmak, sevk ve idaresini bir kat daha kuvvetlendirmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sahip olduğu yetkileri üç ay süre ile fiilen kullanmak şartıyla üzerime alıyorum” dedi. 5 Ağustos 1921 günü TBMM’de çıkarılan bir yasa ile “Başkomutanlık” görevine getirildi.

8 / 9 Ağustos 1919 gecesi Erzurum’da “Çok sevdiğim, şerefle hizmet ettiğim askerlik mesleğimden ve ordu müfettişliği görevimden istifa ediyorum. Milletimin sinesinde bir ferdi mücahit olarak çalışacağım”  diyerek çıkarttığı şerefli üniformasına tekrar kavuşuyordu…

Derhal kolları sıvadı. Evine kapanarak tarihe “Tekalif-i Milliye Emirleri”  başlığı ile geçen millî vergileri (yükümlülükleri) hazırladı ve 7/8 Ağustos 1921’de yayımlandı.(Osmanlı döneminde savaş zamanı halktan toplanan vergiye “Tekalif-i Örfiyye” denirdi)

Mustafa Kemal Paşa, Türk milletini sadece canı ile değil malı ile de savaşa çağırıyordu.

Tekalif-i Milliye Emirleri (Özetlenmiştir.)

1.Her kazada(ilçe) birer “Tekâlif-i Milliye Komisyonu” kurulacak, bu komisyonların çalışmaları sonucunda topladıkları malzemeyi ordunun çeşitli kısımlarına teslim edeceklerdi.

2.Her Kazada mevcut hane (ev) sayısınca bir takım çamaşır ve birer çift çarık ve çorap hazırlanarak komisyon ambarlarına teslim edilmesi zorunludur. Aile fakirse, mükellefiyetin onların yerine varlıklı bir aileye yüklenilmesi komisyonun görevidir.

(Kasım 1921 itibariyle 426.609 adet don,452.672 adetgömlek,334.934 çarık, 363.285 çorap toplanarak komisyonlara teslim edilmiştir.

3.Tüccarın ve halkın elinde bulunan çamaşırlık bez, Amerikan bezi ve patiskası, pamuk, yıkanmış ve yıkanmamış yün ve tiftik, erkek elbisesi dikmeye yarayan her cins kışlık ve yazlık kumaş, kalın bez, kösele, vaketa (ince meşin), taban astarlığı, sarı ve siyah meşin, sahtiyan(keçi derisi), yapılmış çarık, potin, demir kundura çivisi, tel çivisi, kundura ve saraç ipliği, nallık demir ve mıh, yem torbası, yular, belleme, kolan, kaşağı, gebre, semer ve urgan stoklarından yüzde kırkına, parası sonradan ödenmek üzere komisyonlarca el konulacak.

4.Eldeki buğday, saman, un, arpa, fasulye, bulgur, nohut, mercimek, kasaplık hayvan, şeker, gaz, pirinç, sabun, yağ, tuz, zeytinyağı, çay, mum stoklarından yüzde kırkına komisyonlarca el konacak fiyat üzerinden sahiplerine kuruşlu belge verilecektir.

5.Ordu ihtiyacı için alınan taşıt araçları dışında, halkın elinde kalan taşıt aracı sahipleri, yüz kilometrelik bir uzaklığa kadar, ordu gereçlerinden bir kısmını parasız olarak, her ay taşımaya zorunludur.

6.Ülkeyi terk etmiş olanların hazineye geçmiş olan mallarından ordu ihtiyacına yarayacak olanlara el konulacaktır.

7.Halkın elinde bulunan savaşta kullanılabilecek her türlü silâh ve cephane en çok üç gün içinde Tekalif-i milliye Komisyonlarına teslim edilecektir. El konulan silah ve cephane için ücret ödenmeyecektir.

8.Benzin, vakum, gres, makine yağı, don yağı, saatçi ve taban yağları, vazelin, otomobil ve kamyon lastiği, solüsyon, buji, soğuk tutkal, Fransız tutkalı, telefon makinesi, kablo, pil, çıplak tel, yalıtkan maddeler ve bunlara ait gereçlerin % 40’ına, ordu adına el konulacak. Makbuz karşılığı alınan bu malların bedeli zaferden sonra ödenecektir.

9.Demirci, marangoz, dökümcü, tesviyeci, saraç, arabacı ustaları ve imalâthaneleriyle, bu ustalar ve imalâthanelerin iş çıkarabilme güçleri ve kasatura, kılıç, mızrak ve eyer yapabilecek ustaların adlarıyla beraber sayıları ve durumları Millî Müdafaa Vekâleti’ne (MSB) bildirilecektir.

10.Halkın elinde bulunan dört tekerlekli yaylı araba, dört tekerlekli at ve öküz arabaları, kağnı arabaları, binek hayvanları ve top çeken hayvanları, katır ve yük hayvanları, deve ve eşek sayısının yüzde yirmisine ordu adına el konulacak, arabalar bütün donatım ve hayvanları ile beraber olacaktır.

7/8 Ağustos 1921 tarihinde yayımlanan bu yükümlülüklerden on beş gün sonra (23 Ağustos) Yunan taarruzu başladı. Bu süre içinde toplanabilen malzeme, hızla cepheye ulaştırıldı. Ayağı sağlam, sırtı pek ve karnı tok hale gelen Mehmetçikler, Mustafa Kemal Paşa’nın Başkomutanlığı altında Sakarya zaferini kazandı…

(Serpil Sürmeli, Millî Mücadele’de Tekalif-i Milliye Emirleri, Atam, Ankara,1998; Türk İstiklal Harbi VII. Cilt, Gnkur. Harp Tarihi Başkanlığı Yay., Ankara, 1975; Alptekin Müderrisoğlu, Kurtuluş Savaşı’nın Malî Kaynakları, Atam, Ankara, 1990.)

<