Rekabet üstünlüğünü yakalamak isteyen yöneticiler için üçüncü göz: İstatistik


İstatistik bir araçtır, tekniktir, yöntemdir ve en önemlisi üçüncü göz olarak nitelendirilebilecek kadar önemli bir bilim dalıdır.



Üniversite mezuniyeti sonrasındaki 2012 yılına kadar 25 yıllık akademik kariyerimde 12 kitap, 50’ye yakın ulusal ve uluslararası makale, 200 civarında gazete yazısı yazdıktan ve çok sayıda bildiri, seminer, konferans, panel, vb. akademik sunum yaptıktan sonra, Nisan 2012 itibariyle “istatistiğin üçüncü göz olduğunu” iddia etmeye başladım. Son 5 yılda yayın sayısındaki artışa ek olarak, 20 binin üzerindeki kişiye 165 kez ücretsiz olarak 2,5 saatlik üçüncü göz: istatistik adlı seminer verdim ve talep eden her kurum veya kuruluşa bu semineri vermeye devam edeceğim.

Temel amacı; i) Durum tespiti yapmak, ii) Karşılaştırmak, iii) Tahmin etmek ve iv) Karar vermek olan istatistik, elinizde güvenilir veriler varsa üçüncü gözünüz olabilir.

NEDEN ÜÇÜNCÜ GÖZ

Küreselleşmenin etkisiyle ortaya çıkan acımasız rekabet koşullarında girişimcilere, patronlara, yöneticilere, politikacılara ve tüm karar vericilere artık iki göz yetmemektedir. Gelinen bu noktada, var olan iki gözünü dar anlamda kullanan yöneticiler veya firmalar için başarısızlık kaçınılmaz demektir. Nitekim, tehlike çanları her gün bazı firmalar için çalıyor ve pek çok firma söz konusu rekabet koşullarına dayanamayarak yok oluyor.

Diğer taraftan, bu rekabet koşulları nedeniyle, tüm firmalar tedarikçilerine ürün fiyatlarını düşürme yönünde baskı yapıyor. Pek çoğu kontrol edilemeyen yapıda olmakla birlikte, girdi maliyetlerinde yapılacak iyileştirmelere ek olarak, fiyatları düşürmenin en etkin yolu olarak kalitesizlik maliyetlerinin düşürülmesi veya verimliliğin arttırılması öneriliyor. Mevcut durumda firmaların kârları ise %5-10’lar seviyesinde. Artık, %15 veya daha fazla kâr yapan firmalar işlerinin çok iyi olduğunu söylüyor.

Bu nedenle, hata oranları için binde veya onbinde ölçeği yeterli olmuyor, yüz binde veya milyonda şu kadar hata (ppm) şeklinde ifadeler kullanılıyor. Bütün bunlar yukarıda da belirtildiği gibi, karar verici aktörlere “üçüncü göz” veya aynı anlama gelmek üzere, “başka bir göz” ya da “farklı bir bakış” gerektiğinin göstergesi olarak değerlendirilebilir.

İLK ADIM VERİ TOPLAMA VE İSTATİSTİK OKUR-YAZARLIĞI

Yönetim faaliyetlerinde, vizyon oluşturma ve stratejik planlama, kritik başarı faktörlerini oluşturma, hedefleri belirleme, kritik performans göstergelerini (KPI) belirleme, denetleme ve izleme vb. faaliyetler son derece önemli yer tutar. Kuşkusuz, bu faaliyetlerin temeli ölçmeye ve veriye dayanır. “Ölçemediğinizi yönetemezsiniz ve yönetemezseniz yok olup gidersiniz” söylemi, “Ya bu deveyi güdersiniz ya da bu diyardan gidersiniz” söylemi ile aynı anlamda kullanılabilir.

O halde, yönetim performansının arttırılmasında istatistikten ve bilimden yararlanmak kaçınılmaz görünmektedir. Bu amaçla, atılacak ilk adım veri toplama ve istatistik okur-yazarlığı olup, tüm kurum ve kuruluşların veri toplama kültürü konusunda bilinçlendirilmesi gerekir. Özellikle alt kademe çalışanların ve firmalardaki mavi yakalıların veri toplamanın önemi ve toplanan verilerin tablolarla, grafiklerle ve basit hesaplama (ortalama, oran, vb.) sonuçlarıyla özetlenmesi konusunda bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi gerekir. Bu eğitim istatistik okur-yazarlığı olarak ifade edilebilir.

İKİNCİ ADIM İSTATİSTİKSEL DÜŞÜNME VE İSTATİSTİKSEL BAKIŞ

Olayların veya problemlerin tanımlanması sonucunda problem sebeplerinin belirlenerek, bu sebeplere ve sonuca ilişkin toplanan veriler veya gözlem (ölçüm) sonuçları, istatistiksel analizlere girdi oluşturur. Artık verilerin ait oldukları grupların ortalamalarının veya ilgilenilen konuya ilişkin oranlarının eşit veya farklı olup olmadıklarının, istatistiksel tekniklerle çözümlenmesi (analizi) ve elde edilen bulguların neyi ifade ettiklerinin yorumlanması, istatistiksel düşünme veya istatistiksel bakış olarak değerlendirilebilir.

ÜÇÜNCÜ ADIM İYİLEŞTİRMELERİN DOĞRULANMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Başlangıçta, sahadan güvenilir olarak toplanan veya kaydedilen veriler; betimsel istatistik, çıkarımsal istatistik ve çok değişkenli istatistik teknikleriyle analiz edilerek durum tespiti yapılır. İdeal durum veya hedef değer ile karşılaştırma yapılarak benzerlikler, farklılıklar, etkileşimler, değişkenler arasındaki ilişkiler, vb. ortaya konur ve iyileştirmeler için aksiyonlar (eylemler) uygulanır. Yapılan iyileştirmenin etkisini belirlemek üzere veri toplamaya devam edilir ve elde edilen veriler yukarıda belirtilen şekilde yeniden analize tabi tutulur. Böylece, yapılan iyileştirmeler sonucunda elde edilen yeni gözlemlere göre sınama veya doğrulama işlemi uygulanmış olur. Yapılan iyileştirmenin istenen yönde olması durumunda, bu işlemin kalıcı kılınması veya sürdürülebilmesi için gereken aksiyon planı belirlenir ve uygulanır.

SONUÇ

İstatistik bir araçtır, tekniktir, yöntemdir ve en önemlisi üçüncü göz olarak nitelendirilebilecek kadar önemli bir bilim dalıdır. Pek çok akademisyenin istatistikçilerin peşinden koşmasının arkasında, üretilen bilimsel çalışmaların sayısal verilere ve analizlere dayandırıldığında daha nitelikli olarak görülmesi gerçeği yatmaktadır.

Diğer taraftan; ülkemizde sanayicilerin, politikacıların, yöneticilerin ve tüm karar vericilerin istatistiğe yeterince önem vermediklerini söyleyebilirim. Oysa, istatistik bilimi proaktif (olaylardan önce harekete geçen ve önleyici), yenilikçi ve sistematik yaklaşımlara sahip olup, yöneticilerin üçüncü gözü olarak değerlendirilebilir.

Ömrünü istatistiğe ve bilime adamış bir akademisyen olarak, dileyen kurum ve kuruluşlara talep etmeleri halinde “Üçüncü göz ister misiniz, istatistiğe ne dersiniz?” ya da “Yöneticiler için üçüncü göz istatistik ile iyileştirme” veya “İş dünyasında karar vermek, fark yaratmak ve değer katmak için üçüncü göz: istatistik” adlı 2,5 saatlik semineri ücretsiz olarak verebilirim. Yine talep eden kurum ve kuruluş yöneticileri için Uludağ Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi üzerinden proje odaklı ve gerekli bazı koşullar altında 1’e 10 getirili eğitim ve danışmanlık hizmeti de verebilirim. Böylece, üçüncü gözünüzü kendi prosesinizde ve iş sonuçlarınızda nasıl kullanacağınızı göreceğinizi, eğitim ve danışmanlık bedelinin 10 katı getiriyi elde edeceğinizi, kalitesizlik maliyetlerinizi azaltacağınızı, verimliliğinizi artıracağınızı ve nihai olarak rekabet gücünüzü artırarak harikalar yaratacağınızı söyleyebilirim.

<