Dikkat! Temsil ve ilzam yetkisine sahip gerçek kişilerin tümü, gümrüklerde fezlekeye konu her işten sorumludur.


Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü 2017 tarihinde fezleke hazırlama usulüne yeni düzenleme getirdi.



Genelde hukuki veya siyasi arenada kullanılan bu kelimeyi bugünlerde televizyonların haber bültenlerinde ve gazetelerde sıklıkça duyuyoruz. Türk Dil Kurumu Fezlekeyi; bir kararın kısaca yazılması ya da özet yazı anlamlarına gelir şeklinde tanımlıyor. Fezleke herhangi bir mahkeme, bir dava veya karar ile alakalı yayınladığı metnin özetine de fezleke ismi verilmektedir. Bunun dışında teftişe yetkili makamlar da, tıpkı mahkemeler gibi teftiş raporlarının özetine dair fezleke hazırlarlar. Gümrüklerde biz gümrük müşavirlerin çok aşina olduğu bu kelime Kaçakçılık ve istihbarat Müdürlükleri tarafından Türk Ceza Kanunu ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca hazırlanmaktadır. Benimde bilirkişi sıfatıyla incelediğim dosyaların neredeyse tamamında bulunan fezlekelerde, şirket yetkilisi hiç kimsenin adı geçmezdi. Bu konuyu bazen bir eksiklik olarak değerlendirirdir bazen de çalışanların hatası nedeniyle açılan bir davada şirket temsil ve yetkilisinin (ortaklarının) isminin geçmemesine isabet olmuş derdim.

Yukarıda tarih ve sayısını verdiğim bu tasarruflu yazı ile bu hususa dikkat çekiliyor ve deniliyor ki; “Kaçak olay dosyaları hazırlanırken, dosyalarda adı geçen firmada temsil ve ilzama yetkili kişilerin tamamının bilgisine başvurulup, ilgili kişilerin tamamı hakkında Türk Ceza Kanunu ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca ilgili Savcılığa suç duyurusunda bulunulması, suçun 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4 üncü maddesinde yer alan nitelikli haller kapsamına girmesi durumunda cezanın artacak olması ve olayın sorumlularının tam olarak ortaya konulabilmesi açısından önem arz etmektedir. Bu açıdan, gerek limitet şirketlerde gerekse anonim şirketlerde şirket ortaklarının birden fazla olması durumunda olayla ilgili olup olmadıklarının ayrıntılı şekilde araştırılması ve sonucuna göre işlem yapılması gerekmektedir.”

Tabi yazıda gümrük müşavirleri ile ilgili durumda ayrıca ele alınmış hatta sahte KKDF makbuzlarına da dikkat çekilerek ne yapılması gerektiği açıklanmış.

Sonuç olarak bu düzenleme şirketin temsil ve ilzam yetkisine sahip herkesin ifadesine başvurulmasını istiyor. Bu iş ise burada yazıldığı kadar kolay bir iş değildir. Bu nedenle bu işlere bakan birimlerin daha dikkatli olmalarında fayda var. Aynı yazı gümrük müşavirlerinin durumuna dikkat çekerek, Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlükleri tarafından Türk Ceza Kanunu ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Hükümleri uyarınca hazırlanan fezlekelerde, olayların eksiksiz olarak tüm yönleriyle değerlendirilmesi önem arz etmekte; bu itibarla, kaçakçılık olaylarına karıştıkları tespit edilen/şüphelenilen gümrük müşavirleri ile ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulunulmasının yanı sıra söz konusu kişiler hakkında disiplin mevzuatı ve diğer yönlerden işlem yapılmasını teminen Bölge Müdürlüğü’ne ve ilgili Gümrük Müdürlüğü’ne bilgi verilmesi gerektiği bildiriliyor.

Bu bildirimin yapılmaması halinde, ilgili gümrük müşavirleri hakkında disiplin ve diğer yönlerden bir işlem yapılmamasına neden olduğu ifade ediliyor. Bahse konu tasarruflu yazı şirket yetkilileriyle ilgili ayrıma gidilmemiş, görev paylaşımı yapılmamış ve bu durum ticaret sicilde belirlenmemişse Temsil ve İlzam yetkisine sahip herkesi sorumlu hale getiriyor. Bu açıdan şirket yetkililerinin görev bölümü, imza yetkileri çok önemli.

Ahmet Özenalp

<