Av. Handan Özcebe cevapladı; Rekabet Hukuku Uyum Programı nedir?

Av. Handan Özcebe cevapladı; Rekabet Hukuku Uyum Programı nedir?
- A +

REKABET HUKUKU DEYİNCE NE ANLAMALIYIZ ?

Genel anlamıyla Rekabet Hukuku sağlıklı ve hukuka uygun bir rekabet ortamının oluşumunu temin etmeyi hedefleyen her türlü kanuni düzenlemeyi ifade etmektedir.

Ancak ,1994 yılında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu kabul edilmesi ve 1997 yılında bu Kanunu uygulamakla yükümlü otorite olan Rekabet Kurumu’nun tesis edilmesiyle   ülkemiz de ilk defa rekabet alanında   ciddi anlamda bir kontrol ve denetim mekanizmasının işlemesi sağlanmıştır.

 Bu kanunun çıkarılma amacı ; kartellerin ve teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliği karar ve eylemleri yoluyla ortaya çıkacak diğer rekabet kısıtlamalarının yasaklanması, herhangi bir piyasada hakim durumda olan bir teşebbüsün bu hakimiyetini kötüye kullanmasının engellenmesi ve bazı birleşme ve devralma işlemlerinin denetlenerek yeni tekeller yaratılmasının önüne geçilmesidir.

Bu alanda her türlü denetim ve yaptırım yetkisi  Rekabet Kurumu’na verilmiştir. Rekabet Kurumu, Rekabet Kanunu’nu uygulamakla yükümlüdür. Tekelleşme ve kartelleşmeyi önleme sorumluluğu vardır. Kanunla kendisine verilen yetkileri kullanarak mal ve hizmet piyasalarındaki rekabetçi anlayış ve sürecin temini, devamı ve korumak gibi temel görevleri vardır.

SON YILLARDA REKABET HUKUKU UYUM PROGRAMI TABİRİNİ SIKÇA DUYUYORUZ. KISACA REKABET HUKUKU UYUM PROGRAMI NEDİR ?

Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girme tarihi 1994 ,Rekabet Kurumunun kurulmasının  ise 1997 yılında gerçekleştiğine baktığımızda aslında  yeni bir kanun ve oluşum olmadığı görülmekte ancak son 10 yıla kadar gerek kanun metni gerekse Rekabet Kurumunun yaptırım ve denetimi hakkında şirketler maalesef yeterince bilinçli değildi.Günümüz de bu bilinç biraz daha yerleşmiş durumda diyebilsek de halen bir çok şirketin bu kanunun ve Rekabet Kurumunun varlığından haberdar olmadığını üzülerek görmekteyiz.

Gerçeği söylemek gerekirse Rekabet Hukukunun önem kazanması  Rekabet Kurumunun son yıllarda  astronomik rakkamlara ulaşan  ceza kararları vermesi ve bunların medya da sıkça yer alması ile başladı diyebiliriz. Yani aslında şirketler 5 milyon 10 milyon gibi astronomik cezaları duyunca “eyvah bu cezalar bizim başımıza da gelebilir mi” endişesi ile önlem alma zorunluluğu hissetti. Bu sebeple büyük şirketler hukukçularından rekabet hukukuna ilişkin düzenleme yapmalarını istiyor bazı profesyonel danışmanlık şirketleri bu konuda şirketlere eğitim seminerleri  düzenliyor.

REKABET HUKUK UYUM PROGRAMINA DAHİL OLMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALMAK ŞART MI?

Aslında Rekabet Kurumunun inanılmaz güzel bir internet sitesi bulunmakta ve sadece bu sitenin takip edilmesi halinde dahi kişi ve kurumların  rekabet kavramı ve rekabet hukuku hakkında  temel bilgi alması mümkün. Kurum bu mana da Rekabet Hukukunun tanıtılması, rekabet kültürünün yerleşmesi  ve kişi ,kurum ve kuruluşlar da  rekabet bilincinin oluşturulması  için her türlü faaliyeti göstermekte.

Ayrıca bildiğiniz gibi , URTEB Uluslararası Rekabet ve Teknoloji Birliği’de gerek Rekabet Kurumu ile birlikte gerekse Birlik olarak yaptığı eğitimler,konferanslar ve etkinliklerle üyelerine rekabet konusunda her türlü desteği vermekte.

Ancak şirketlerin kendi iç bünyelerinde bu uyum programına uygun düzenleme yapmaları için tabii ki profesyonel mana da bir koordinasyon yapmaları şart. Burada  yasanın getirdiği düzenlenmelerin öğretilmesinden öte yasanın getirdiği düzenlemelerin iş hayatına adapte edilebilmesi  ve tabii uygulanması önem arzetmekte.Tabii bu durumda da şirket de ki hiyerarşik basamakların her noktasında rekabet hukukuna uygunluk projesinin uygulanıp uygulanmadığı nın  kontrolünün Profesyonel bir kadroyla sağlanması şart.

PEKİ BU KONUDA ŞİRKETLER NASIL BİR YOL İZLEMELİ ?

Öncelikle bir hukukçu olarak gözlemim şu oldu bir çok kişi ve kuruluş Rekabet Hukuku Uyum  Programı denilince  durumu  Haksız rekabete ilişkin  kanunlar çerçevesinde değerlendiriyor. Oysa burada bahsettiğimiz Rekabet Kurumunun 4054 sayılı yasa ile kendisine verilen yetkiler çerçevesinde yapmış olduğu denetim ve cezalardan şirketlerin kendilerini korumalarıdır.Bu anlamda rahatlıkla diyebiliriz ki halen mevcut şirketlerin %80 i  bu yasa gereği ticaret hayatında neleri yapması ,neleri yapmaması gerektiğini bilmiyor.Bu da en büyük şirketlerden orta ve küçük ölçeklilere kadar tüm şirketleri inanılmaz ölçüde cezalarla karşı karşıya kalma riskini getiriyor.

Bu durumda şirketlerin hangi sektör de olursa olsun ve hangi ölçekte bulunursa bulunsun  ciddi bir profesyonel kadro kurarak 4054 sayılı yasanın çerçevesinde yaptırımlardan korunmaları gerekmektedir. Şirketlerin önemle  üzerinde durması gereken konu yasanın getirdiği düzenlemelerin fiiliyatta iş hayatına uygulanması  ve yapılan  uygulamanın kontrolünün yapılıyor olmasıdır. 

 REKABET KURULU TARAFINDAN UYGULANAN YAPTIRIMLAR NELERDİ?

4054 sayılı Kanunun 4, 6 ve 7. maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Rekabet Kurulu tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir. Teşebbüs veya teşebbüs birliklerine idarî para cezası verilmesi halinde, ihlalde belirleyici etkisi saptanan teşebbüs veya teşebbüs birliği yöneticilerine ya da çalışanlarına da teşebbüs veya teşebbüs birliğine verilen cezanın yüzde beşine kadar idarî para cezası verilir.

REKABET KURUMUNUN CEZALARININ ASTRONOMİK OLDUĞUNU VURGULUYORSUNUZ BU CEZALAR NE KADAR ASTRONOMİK DAHA SOMUT RAKKAMLARLA ÖRNEK VEREBİLİRMİSİNİZ?

Tabii, şöyle ki aslında  Rekabet Kurumu verdiği ceza kararlarını  internet sitesinde halka açık olarak yayınlamakta.Bu cezaları örneklemeden önce isterseniz Rekabet Kurumunun yapısı ve yaptırım gücünden bahsedelim.

Rekabet Kurumu, 5 Kasım 1997 tarihinde faaliyete başlamıştır. Temel amacı; 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un uygulanmasıdır ve  Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na bağlıdır. Bağımsız bir kurum olan Rekabet Kurumu’na hiçbir organ, makam, merci, kişi veya kurum emir ve talimat veremez. İdari ve mali özerkliği vardır. Kurum her türlü şikayeti elde ettiği her türlü delille inceleme ve idari para cezası verme yetkisine sahiptir.Kurum’un verdiği kararlar sadece Danıştay’ın denetimine tabidir.

4054 sayılı Kanunun 4, 6 ve 7. maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Rekabet Kurulu tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir. Teşebbüs veya teşebbüs birliklerine idarî para cezası verilmesi halinde, ihlalde belirleyici etkisi saptanan teşebbüs veya teşebbüs birliği yöneticilerine ya da çalışanlarına da teşebbüs veya teşebbüs birliğine verilen cezanın yüzde beşine kadar idarî para cezası verilir.

 Bugüne kadar Rekabet Kurulu tarafından bir Karar’da uygulanan en yüksek para cezası 18.4.2011 tarih ve 11-24/464-139 sayılı Kararında otomotiv pazarında faaliyet gösteren çeşitli teşebbüslere verdiği toplam 277.421.483,84 TL’lik cezadır. Bununla birlikte tek seferde bir teşebbüse verilen en yüksek ceza ise 9.6.2011 2011 tarih ve 09-54/1289-M sayılı kararıyla Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye bir önceki yıl gayrısafi gelirlerinin % 1,125’i oranında olmak üzere verilen toplam 91.942.343,31 TL’lik cezadır.

Bankacılık  ve çimento sektörü de Rekabet Kurumunun rekor cezalarına karar  verdiği sektörler olmuştur. Merak edenler Rekabet Kurumunun sitesinde hangi şirket ve teşebbüslere ne miktarda ceza kesildiğini görebilirler.

Söz konusu cezaların oranlarının nispi olması firmanın küçük veya büyük olmasına bakılmaksızın cezaların can acıtacak ve şirket bütçesini ciddi olarak sarsacak oranlarda olmasını kaçınılmaz kılmaktadır.

Dikkat çekecek en önemli konulardan biri de ihlalde belirleyici etkisi saptanan yönetici ve çalışanlara da teşebbüs veya teşebbüs birliğine verilen cezanın yüzde beşi kadar idari para cezasının verilebilecek olunmasıdır. Şimdi yukarıda verilen cezaların yüzde beşine baktığınızda profesyonel kadronun da mali açıdan çok ciddi bir şahsi sorumluluk riski altında

CEZA YÖNETMELİĞİ SEKTÖR FARKI GÖZETİLMEKSİZİN VE HER TEŞEBBÜSE UYGULANMAKTA MIDIR?

Evet,  Ülkemiz de ki tüm sektörlerde Rekabet Kurumu tarafından kanun kapsamında yaptırım uygulanmaktadır. İstisnası yoktur.

TAKİP VE DENETİM NASIL SAĞLANMAKTA?

Uyum programının başarısı, düzenli olarak uygulanması ile gerçekleştirilebilir. Bunun için şirket içinde programın sürekliliğinin sağlanması şarttır. Şirket içinde sürekli bir otokontrol sisteminin çalışması gereklidir. Dolayısıyla öncelikle uyum programının şirket çalışanlarınca sürekli uygulandığının tespiti gerekir. Şirket içinde bu konuyu takip edecek  bir kişi veya bir bölüm  belirlenmeli, bu kişiler programın uygulama başarısını takip etmelidir. Şirketin imkanı ölçüsünde danışman veya konunun uzmanlarından belirli periyotlarla bilgi ve eğitim alınması da çok etkili olacaktır.

ŞİRKET ÜST DÜZEY YÖNETİCİLERİNİN UYUM PROGRAMINDAKİ ROLÜ NEDİR?

Yukarıda bahsettiğimiz üzere Rekabet ihlalinde belirleyici etkisi saptanan yönetici ve çalışanlara  teşebbüs veya teşebbüs birliğine  verilen cezanın yüzde beşi kadar idari para cezasının verilmektedir. Bu durumda üst düzey yöneticilerin kendilerini ve çalışanlarını bu tip cezalardan korumaları için görevin çoğu onlara düşmektedir. Zira programın başarılı olup olmayacağı ,idareci pozisyonunda olan  yöneticilerin kararlılıkla bu programın şirket içinde uygulanmasını sağlaması ile oluşacaktır.

ŞİRKET YÖNETİCİLERİ, ŞİRKETİN BİR REKABET İHLALİ İÇİNDE OLDUĞUNU FARK ETTİKLERİNDE NE YAPMALIDIR?

Öncelikle rekabet ihlalini oluşturan olumsuz eylem veya işlemine derhal son vermeli, rekabet ihlalinin oluşmasına sebebiyet veren durumun tekrarlanmaması için gerekli düzenlemeler sağlanmalı, gerekli durumlar da konuyu şikayetten önce kendisi Rekabet Kurumuna taşıyarak avantajlı duruma geçebilmeli.

RAKİPLERİNİZİN  REKABET KANUNUNA AYKIRI DAVRANDIĞINI GÖRDÜNÜZ NE YAPMANIZ GEREKİYOR?

Tabii biz hep Rekabet hukukuna uyum programının önemini ve uyum programı kapsamında   neler yapmamız gerektiğini konuştuk. Bir de bu kanun kapsamında haklarımızı öğrenmemiz gerekiyor. Örneğin İçinde bulunduğunuz sektörün oyuncularından birinin Rekabeti sınırlayıcı anlaşmalar yaptığını, hakim durumunu kötüye kullandığını ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralmaları yaptığını öğrendik bu durumda hemen Rekabet Kurumuna başvurarak rekabet ihlali yapan firmanın cezalandırılmasını talep edebiliriz. Rekabet ihlallerine ilişkin olarak Kuruma yapılacak başvurular; ihbar, şikâyet ve Bakanlık talebi şeklinde yapılabilir. Başvurular gerçek kişilerce yapılabileceği gibi, kurum, kuruluş, birlik, dernek ve benzeri tüzel kişilerce de yapılabilir.

Kuruma başvuruların yazılı olarak yapılması esastır. Başvurular, posta aracılığıyla  gönderilebileceği gibi, şahsen de Kuruma teslim edilebilir. Elektronik posta, faks, telefon gibi diğer yollarla da başvuru yapılabilir. Bu tür başvurular, ihbar olarak değerlendirilebilir. Sözlü olarak yapılan başvurular da, ilgili personel tarafından tutanağa bağlanarak ihbar olarak değerlendirilebilir. Kurum tarafından ciddi olduğu değerlendirilen bu tür başvurular hakkında resen işlem başlatılabilir.Rekabet Kurumu'na yapılan hiçbir şikâyet veya başvuru için harç ya da başka bir ad altında herhangi bir masraf alınmamaktadır.

Başvurularda, başvuranın kimliğinin gizli tutulması talep edilebilir. Bu durumda ilgilinin kimlik bilgilerine ve kimliğinin bilinmesine yol açabilecek her türlü bilgiye, yapılacak yazışmalarda hiçbir şekilde yer verilmeyecektir.

Programın kapsamına gelince, bunu ayrıntılı olarak anlatmak uzun süreceğinden kısaca üç temel gruptan bahsedebiliriz, Şöyle ki; birincisi şirket içi bir kılavuz hazırlanması, ikincisi hiyerarşik sıralamayla şirket çalışanları ve üst kademelerin her birine programın doğru uygulanması için  eğitim verilmesi ve üçüncü olarak da programın düzenli olarak uygulanmasını sağlamak ve bu konuda istikrarı sağlamak olacaktır.

REKABET İHLALİ İLE HAKSIZ REKABET ARASINDA NE FARKLAR VARDIR?

Rekabet ihlali dediğimiz de 4054 sayılı yasayla korunmuş  hakları , Haksız rekabet ise Borçlar Kanunu,Ticaret Kanunu,Fıkri Ve Sınai haklar Kanunu ile Tüketicinin Korunması Hakkındaki kanunlarla korunmuş haksız rekabet konularını anlamalıyız.

Av. Handan Özcebe kimdir?

Doğum yeri: İstanbul

Doğum Tarihi: 1962

Eğitim: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Çalıştığı Kurum ve Pozisyon: Özcebe Hukuk bürosu, Avukat-Büro sahibi

 

Özcebe Hukuk Bürosu:

1985 yılında Avukat Handan Özcebe tarafından kurulan Özcebe Hukuk Bürosu, Türkiye’de Özel Hukuk alanında temel olarak Ticaret Hukuku, Borçlar Hukuku, Medeni Hukuk ve İş Hukuku dalları ile Kamu Hukuku alanında İdare Hukuku dalında faaliyet göstermektedir.

Büro ağırlıklı olarak hukuk müşavirliği olarak hizmet vermekte özellikle ticari şirketlerin işleyişi, gelişimi ve faaliyet unsurları gereği ortaya çıkabilecek hukuki problemlerde önleyici hukuki danışmanlık yapmaktadır.

 

Röportaj: Begüm Gülşah AKTAŞ

Fotoğraf: Hüseyin ÇETİN

Yorum Ekle

İlgili Haberler

<